REKLAM

Diksiyon ve Hitabet Ders Notu (2. Dönem)

Diksiyon ve Hitabet Dersi Notları - TÜRKÇENİN SES ÖZELLİKLERİ, BOĞUMLAMA VE KUSURLARI

 

Seçmeli Diksiyon ve Hitabet dersiyle ilgili ikinci eğitim öğretim dersinde işlenecek konulardan ikisinin (Türkçenin ses özellikleri, boğumlama ve kusurları) ders notlarını sitemize ekliyoruz. Ayrıca bu ders notlarını word dosyası olarak da indirebilirsiniz.

DİKSİYON VE HİTABET NOTLARI

TÜRKÇENİN SES ÖZELLİKLERİ

Dillimizin en küçük parçasına “ses" denir. Seslerin, alfabedeki işaret olarak karşılığına “harf denir. Türkçe alfabede harf olarak karşılığı bulunan 29 ses bulunmaktadır. Bu seslerden 8'i ünlü (sesli), 21'i ise ünsüz (sessiz) dür.

ÜNLÜLER: Ses yolunda hiçbir engele takılmadan çıkan, tek başına okunabilen seslerdir, (a, e, ı.i,o,ö,u,ü)

ÜNSÜZLER: Ses yolunda bir engele takılarak çıkan, ünlülerin yardımı olmadan okunamayan seslerdir (b, c, ç. d,f. g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z),

Türkçe genellikle yazıldığı gibi konuşulan, konuşulduğu gibi yazılan bir dildir. Türkçede yazıldığı hâlde söylenmeyen ve okunmayan hiçbir harf yoktur. Konuşmada benimsenen İstanbul ağzı güzel söylenişin yanında kolay söyleniş biçimine de dayanmaktadır.

Bir kelimenin Türkçe olup olmadığı aşağıdaki ses özelliklerine göre belirlenir:

1. Bir kelimenin Türkçe olup olmadığını anlamak için ünlü uyumlarına bakılır. (büyük ünlü uyumu, küçük ünlü uyumu)

2.  Türkçe bir kelimede “o, ö" sesi sadece ilk hecede bulunur (“-yor" ekindeki "o” sesi bu kuralın dışındadır.).

3. “c. f, ğ, h, j, l, m, n. r, p, ş, v, z” sesleriyle başlayan kelimeler Türkçe değildir (Ne, niçin, nasıl, hani, hangi, parmak, mutlu, şişmek, ver, var kelimeleri istisnadır.).

4. İçinde “h, f, j" seslerinden herhangi birisinin bulunduğu kelimeler Türkçe değildir.

5. Türkçe kelimelerin sonunda "b, c, d, g” ünsüzleri bulunmaz.

6. Türkçe bir kelimede iki sesli yan yana gelemez. "Şair, şiir, ziraat, saat, Fuat..." (Bileşik kelimelerde iki sesli yan yana gelebilir: orduevi, Kocaeli, Akçaabat...).

7. Aynı iki sessiz yan yana gelemez (bakkal, dikkat, milli, hassas...). Elli (50) ve belli kelimeleri istisnadır.).

8. Türkçe kelimelerin başında iki sessiz yan yana bulunamaz (stad, spor, tren, trafik, spiker...)

9. Kesme ve düzeltme işaretli kelimeler Türkçe değildir (Dergâh, tezgâh, yadigâr, rüzgâr, san’at,

Kur'an.neş’e vb.)

10. Türkçe kelimelerin başında ve sonunda üç sessiz yan yana gelemez; ancak kelimenin ortasında.ek ve köke bağlı olma koşuluyla üç sessiz yan yana gelebilir; Gençlik, Türklük... (-nç, -rk, -st, -rp ünsüzleriyle biten bir kelimeye ünsüzle başlayan ek gelmesi durumundaki kelimeler Türkçedir; altlık, üstlük, sarplık gibi.)

BOĞUMLAMA VE KUSURLARI

Boğumlama (telaffuz): Kelimelerin doğru ve anlaşılır bir biçimde seslendirilmesidir. Konuşan kişi kelimeleri dudaklarını, dilini, çenesini gerektiği kadar oynatarak seslendirmelidir. Eksik ya da yetersiz boğumlama kelimelerin farklı ve yanlış anlaşılmasına yol açar.

Boğumlama Kusurları

1. Atlama: Acelecilik ve konuşmaya önem vermeyişten kaynaklanır.

2. Islıklama: “s” ünsüzünün, şiddetini arttırmaktan ve “r” ünsüzünün çıkarılışında havanın dişlerin arasına doğru itilmesinden oluşur, "s" ünsüzünün doğru boğumlanmasına ve “r” nin çıkarılışında havayı itmemeye dikkat ederek bu alışkanlıktan vazgeçilebilir.

3. Pelteklik: Yeterli ses eğitimi almama, konuşmaya özen göstermeme.ya da konuşma organlarındaki kimi bozukluklar nedeniyle seslerin birbirinin yerine çıkarılmasıdır. Bu kusurda dil ucu ile konuşma egemendir.

“j" yerine “z": jilet—zilet; şarj-şarz

“r” yerine “l" : rapor— lapor; merhem - melhem

“n" yerine l: fincan—filcan; menemen - melemen

v  yerine “y": övgü — öygü; dövme - döyme

4. Ekleme: Çeşitli nedenlerle kelimelere yeni ses ve hecelerin eklenmesi şeklindeki konuşma kusurudur.

Elektrik - elantirik, eşofman - eşortman, apartman - apartıman, klip - kılip, gardrop - gardolap

5. Boğumlama Gecikmesi: Kimi çocuklarda görülebilir: Bunlar fark edildiğinde, çocuklara fark ettirilmeden düzeltilme yolları aranmalı, gerekirse uzmanlara başvurulmalıdır.

Zeytin - şeytin, araba - ayaba - alaba.

6. Ağır Boğumlama: Kelime içindeki hecelerin uzatılması, cümlelerin söylenişinin geciktirilmesidir..

Evdeeki, zaamir, naasip,

7. Tutukluk: Seslerin, hecelerin, kelimelerin yinelenmesi ve duraklamalar tutukluğun belirtilerindendir. Kendine güvensizlik, sıkılganlık, kararsızlık, heyecan gibi nedenlere bağlanmaktadır. Bu kusuru gidermek için bir metin önce yavaş, sonra hızlı olarak okunmalıdır. “Akıl yaşta— değil baş baştadır.     Ama —aklı başa yaş yaş getirir."

8. Konuşurken Düşünce Durakları Yapılması ve Asalak Sesler Çıkarılması: Bazı kişiler, zaman içinde farkında olmadan kazanılan bir alışkanlıkla, kelime ya da cümle aralarında "eeee. ııı, aaa, ooo,” gibi sesler çıkarırlar ya da sık sık duraklayarak konuşmanın akışını keserler.

9. Gevşeklik: Bir boğumlama tembelliğidir. Dişler arasına kurşun kalem sıkıştırarak heceleri

anlaşılır biçimde söyleme çalışmaları organların boğumlamaya katılmasına yardımcı olur.

10.  Gılama:   r  ünsüzünün boğazdan çıkarılmasıdır. Bu özellik Fransız fonetiğinde görülmektedir. Uzun yıllar yurt dışında yaşayan sonra yurda dönen kişilerde de gözlenen bir boğumlanma biçimidir. Alıştırmalarla düzeltilebilir.

11. Kekemelik: İleri aşamadaki bir tutukluktur. Söz söylerken bocalama, çekinme, kaygı izlenimi verebilecek biçimde duraklama; yüzün gerilme, buruşma, kızarma; ağzın, başın, elin istem dışı hareketiyle hecelenin tekrarlanması anında ses, hece ve kelimelerin patlamalı ve abartılı biçimde boğumlanmasıdır. Nefes almadaki düzensizlik de kekemeliğe neden olmaktadır.

 Diksiyon ve Hitabet Ders Notları (2. dönem)

You have no rights to post comments