REKLAM

YORGUN SAVAŞÇI – KEMAL TAHİR

Kurtuluş mücadelesinin anlatıldığı roman üç bölümden oluşuyor:

  1. Von Kros Paşa’nın Dürbünü
  2. Karanlığın Dibinde
  3.  Dönemeç.

Romanın başkahramanı Cemil, 33 yaşlarında, “Cehennem Topçu” adıyla bilinen başarılı bir topçu subayıdır. İttihat ve Terakki mensubudur aynı zamanda.

Roman 1919 yılı Şubat ayında başlar. İstanbul’un işgal günleridir. Cemil ittihatçı olduğu için teyzesinin köşkünde saklanmaktadır; çünkü İngilizler ve hükümet, ittihatçı avına çıkmıştır. Cemil’le teyzesinin kızı Neriman birbirlerini sevmektedir. Bir oğlu olan Neriman’ın kocası Balkan Savaşı’nda ölmüştür. Bir gün Cemil Neriman’la birlikte, kendisine Kanal Savaşı sırasında Von Kros Paşa’nın hediye ettiği dürbünle, İstanbul’u seyretmek ister. Birlikte dürbünle bakarlarken polislerin eski valilerden Reşit Paşa’yı kovaladıklarını ve Paşa’nın kendilerinin bulunduğu köşke gelirken vurulduğunu görürler. Köşktekiler bu olanlardan sonra Cemil’in de yakalanacağından endişe duyarlar.

Bir gün Hasan Paşa Karakolu komutanı Arap Maksut, Cemil’i yanına çağır. Kendisi de eski bir ittihatçı olan Arap Maksut, Cemil’den İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimlerinden olan Patriyot Ömer’in yine eski bir ittihatçı olan Dr. Münir’in evinde saklanmasını sağlamasını ister. Cemil, Ömer Bey’i Münir’in köşküne götürürken kendisine engel olmak isteyen bir polisi döver. Bu adam Arnavut bir komiserin kardeşidir ve Cemil’den intikam almaya yemin eder. Bu yüzden de Cemil’in saklandığı köşkü sürekli gözaltında tutar. Bunu anlayınca yakalanacağından korkan Cemil de Ömer Bey ile birlikte Dr. Münir’in köşkünde kalmaya başlar. İttihatçılardan Halil Paşa da buradadır.

Cemil, Dr. Münir’in evinde üç ay kalır. Bu arada Neriman’ın da hamile olduğunu öğrenir. Çift hemen evlenmek zorunda kalır. Neriman’la evlendikleri gece Dr. Münir’in köşküne girecekken köşkü İngiliz askerleri basar. Dr. Münir’i, Halil Paşa’yı ve Patriyot Ömer’i yakalarlar. Cemil de saklanmak için yürüyerek Erenköy’den Üsküdar’a geçer, amacı karşıya geçmektir. Ancak gece tekne olmadığı için sabahı bekler ve sabah olduğunda karşıya geçer. Burada Ayasofya civarında görevli arkadaşı Teymen Recep’in yanına gider. Cemil Arap Maksut’un yardımı sayesinde takma bir adla ordu barınma evine sığınır. Aynı gece Yunan askeri de İzmir’e çıkar.

Romanın ikinci bölümünde Cemil, Bandırma’ya geçmiştir. Orada Kolordu Komutan Vekili Bekir Sami Bey’e gider. Bekir Sami Bey, Yunan askeriyle mücadele için Çerkez Ethem’in ağabeyinden yardım istemiştir. Cemil, Bekir Sami Bey ve ordusuyla Balıkesir’e hareket eder. Trenler ve istasyonlar Rumların elinde olduğundan, her yerde Yunan bayrakları vardır. Türklerin ileri gelenleri de Rumlara sığınmış olduğu için Balıkesir’de bir çatışma yoktur. Cemil ve Bekir Sami Bey Akhisar’a geçerler. Burada herkes onlara cephe alır. Bu sıralarda Bahriye Nazırı Rauf Bey de Akhisar’a gelir ve Bekir Sami Bey’le konuşurlar. Bekir Sami’nin amacı düzenli bir ordu kurup düşmana karşı direnmektir. Milislere maaş bağlanması, halkın güveninin kazanılması, eşkıya ve bozgunculuğun sindirilmesi gereklidir.

Romanın son bölümünde Cemil, emir eri Kör Şaban’la birlikte Milli Mücadele’de karargah konumunda olan Bursa’dadır. Mustafa Kemal ile telgraf aracılığıyla haberleşmektedir ve artık onun emrindedir. Bir süre sonra Bandırma’ya varır. Dr. Münir de hükümet doktoru olarak Bandırma’dadır ve o da Milli Mücadele’ye katılmıştır. Roman Çerkez Ethem’in Milli Mücadele için büyük bir tehlike olan Anzavur’u tepelediği haberiyle, yani kurtuluşun zaferini müjdeleyen bir haberle, milli bir güven duygusu içinde sona erer.

You have no rights to post comments