REKLAM

1. Kişiler elde edemedikleri şeyleri beğenmiyor veya istemi­yormuş gibi görünürler. Aslında bu davranış bir savunma mekanizmasıdır. Böylece kişi üzüntüsünü başkalarına göstermemiş olur. Hatta elden kaçan bu tür imkânların kötülenmesi de kişilerin güçsüzlük veya yeteneksizliklerini örtmek içindir.

Yukarıda açıklaması verilen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kedi, uzanamadığı ciğere pis der.

B) Kedi her zaman ciğer yemez.

C) Kedinin boynuna ciğer asılmaz.

D) Kedinin kanadı olsaydı, serçenin adı kalmazdı.

E) Kedinin usluluğu fare görünceye kadardır.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim kullanılmıştır?

A) Yıllar habersizce, çabucak geçiyor.

B) Yapmak istediklerini bir türlü gerçekleştiremedi.

C) Konuştuğu herkesi umutlandıran bir adamdı.

D) Karşılığını görmeden kimseye yardım etmezdi,

E) Yaşlı adam torunlarının üstüne titrerdi.

3. "Ben onu bildim bileli her işe burnunu sokar." cümlesine altı çizili sözün kattığı anlam aşağıdakilerden hangi­sinde vardır?

A) İşini bitirir bitirmez yanımıza geldi.

B) Onunla tanıştığımdan beri hiç tartışmadık.

C) Yıllardan beri burada yaşamak istemediğini söyler.

D) Uzun zamandır işsiz dolaştığını haber aldım.

E) Günlerce onun iyileşmesini bekledim hastanede.

4. I. Ver elindeki sapı, git dolan kapı kapı.

II. Veren eli herkes öper.

III. Verirsen doyur, vurursan duyur.

IV. Verip de pişman olmaktan, vermeyip de düşman ol­mak yeğdir.

Yukarıdaki atasözlerinden hangi ikisi anlamca aynı doğrultudadır?

A) I. ileli. B) II. ile III. C) III. ile IV.

D) I. ile IV. E) 1. ile III.

5. İnsanların çoğu aç gözlü olur. Çağımızda bugün başladığı işte yarın zengin olmayı düşünen pek çok insan vardır. Oysa bir işte başarı adım adım gerçekleşir. Kazanç da az az birikir, çoğu oluşturan parçalar az az yığılır. Küçük şeyleri hor gören kişiler büyük şeyler edinemezler.

Yukarıda açıklaması yapılan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Aza demişler "Nereye?", "Çoğun yanına!" demiş.

B) Az tamah, çok ziyan getirir.

C) Aza kanaat etmeyen, çoğu bulamaz.

D) Az veren candan, çok veren maldan.

E) Az söyle, çok dinle.

6. "Atasözlerimiz, deneyimin acı kuvvetiyle yoğrulmuş, tatlı çörekler gibidir."

Bu cümlede altı çizili sözün taşıdığı anlam aşağıdaki­lerden hangisinde vardır?

A) İnsan, acı çektikçe hayatın başka bir yönünü tanır.

B) Geçmişte yaşadığı zorluk ve acılar, onun hayata güvenle bakmasını sağlar.

C) Kişi çevresindekilerin deneyimlerinden yararlanmayı bilmelidir.

D) Deneyim, insanın en güzel yol göstericisidir.

E) Geçmişini bilmeyen, geleceğine yön veremez.

7. Yalnızca bir kişinin başına gelen felaketler için sadece o kişi gerçek anlamda üzülür ve bu durumdan kurtulmak için tek başına uğraşır, kolay kolay da altından kalkamaz. Oysa bir topluluğa gelen felaketler böyle değildir. Kişilerin üzüntüsü paylaşılır, çözüm için güç birliği yapılır. Herkese eşit ulaşan güçlükler teselliye elverişlidir.

Bu parçada açıklaması yapılan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Elin ağzı torba değil ki çekip büzesin.

B) El elin eşeğini türkü söyleyerek arar.

C) El elden üstündür.

D) El için kuyu kazan önce kendi düşer.

E) El ile gelen düğün, bayram.

8. I. Burada hemen hemen üç saat seni bekledik.

II. Bir işte uzun süre çalışmayı oldum olası sevmez.

III. Aşağı yukarı otuz yaşlarında biriydi seni soran.

IV. Beni görür görmez kaçmaya başladı.

Numaralanmış cümlelerden hangi ikisindeki ikilemeler cümleye aynı anlamı katmıştır? A) I. ile II. B) II. ile III. C) III. ile IV.

D) II. ile IV. E) 1. ile III.

9. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi karşısında verilen deyime uygun değildir?

A) Geçim sıkıntısı çekmek, borçtan kurtulamamak: iki yakası bir araya gelmemek.

B) imrendiği, istediği şeyi elde edip ona doymak: Hevesi kursağında kalmak.

C) İşe yaradığı zaman benimseyip kötüleşince bir kenara itmek: Etken yiyip kemikken atmak.

D) Elverişli durumlardan yararlanarak bol kazanç sağlamak: Cebini doldurmak.

E) Küçük bir sorunu, ortalığı gürültüye veren büyük bir olay haline getirmek: Bir bardak suda fırtınalar koparmak.

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kullanılan ikileme anlamsal kuruluş yönünden diğerlerinden farklıdır?

A) Günlerdir ses seda çıkmadı ondan.

B) Yaptıklarını dünya âlem biliyor.

C) Günlerimiz böyle ağlaya güle geçiyor.

D) Kılık kıyafetine dikkat etmesini söyledim.

E) Eş dost bir araya gelip akşama kadar eğlendik.

11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, cümlenin an­lamına uygun kullanılmamıştır?

A) Verdiğim işi yapmamak için bin dereden su getiri­yordu.

B) Aradığını bulmak için evin altını üstüne getirdi.

C) Konuşurken daldan dala konuyor, ne dediğini an­lamıyoruz.

D) Ele aldığı konuyu üstünkörü inceler adeta kılı kırk ya­rar.

E) Yaptıklarının hesabını vereceğini bile bile devam edi­yordu.

12. Şiirlerini gözleriyle yazan bir ozandır o. Çevremizi kuşatan varlıkları, bunlardaki değişim ve dönüşümleri inceden in­ceye algılıyor. Şiirlerindeki görüntüsel öğelerin ağır basışı da böyle bir tutumun sonucu. Gel gelelim betimleyici bir şiir olduğu da söylenemez bunların.

Yukarıdaki parçada "şiirlerini gözleriyle yazmak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Çevresini gözlemleyerek şiirine yansıtmak

B) Gözü şiirden başkasını görmemek

C) Şiirinde göz temasını sürekli işlemek

D) Betimlemeye ağırlık vermek

E) Sadece gördüklerini yazmak

13. "Akıl" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir deyim içinde kullanılmamıştır?

A) Sınıfın en akıllı çocuğu oydu.

B) Gece yarısı aklına esti, dolaşmaya çıktı.

C) Anlattıklarımı aklında tutmak için ezberlemeye çalışıyordu.

D) Bu işi başaracağını sonunda aklı kesti.

E) Kendisinin de yanlış yapabileceğini bir türlü aklı almıyor.

14. Aydınlarımız arasında, asıl tartışılması gereken konular göz ardı edildiği için düşünce sistemleri haplaştırılmış düşünceler olarak çoğunlukla farkında olmadan benim­senmektedir. Çünkü Türk aydınının dikkatleri hep başka tarafa çekilmektedir. Türkiye'de sanatçının ve edebi­yatçının kendisine özgü birtakım estetik değerler oluşturabilmesi için bu durumu çok iyi değerlendirmesi gerekir.

Yukarıdaki parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yararlı düşünceler

B) Sorunlara çözüm getiren düşünceler

C) Herkesin anlayabileceği düşünceler

D) iyice anlaşılmayan, kalıplaştırılmış düşünceler

E) Toplumu aydınlatıcı düşünceler

15. Türkçede aynı kelime etrafında birçok deyim oluşmuştur. Örneğin; yapacağı işte dikkatli davranması için birine uyarıda bulunmak anlamında kulağını bükmek (I): aynı yanlışın bir daha yapılmamasını öğütlemek için kulağını çekmek(II): işitmemiş gibi davranmak anlamında kulak asmamak(III): belli etmemeye çalışarak dinlemek anlamında da kulak kabartmak(IV) deyimleri vardır. Dinlemek istememe durumu içinse kulak tıkamak(V) deyimi kullanılır.

Yukarıdaki parçada altı çizili deyimlerden hangisinin açıklaması yanlış verilmiştir?

A) I. B) II. ' C) III. D) IV. E) V.

16. Sanatçı çağının tanığıdır, sözü ile, sanatçının olayları ta­rafsız bakarak, aynen alarak mahkemeye götürmesi anlaşılır. Sanatçı, böyle bir mahkemenin tanığıdır. .Oysa insanoğlu, zamana ve kaderine baş kaldırırken ölümsüz edebiyat ürünleri vermiştir. Sanatçı gördüğü ve göreceği acı ve sıkıntılara karşı insanoğlunun deniz feneridir. Öyleyse sanatçı çağının tanığı ve sanığıdır. Yalnızca gözlemci olmak değil, hem gözlemci hem de katılımcı ol­mak zorundadır.

Yukarıdaki parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sanatçı ileriyi görebilendir.

B) Sanatçı, toplumun içinde yaşayan ve ona yol gösterendir.

C) Sanatçı, yüzyıllar sonrasına seslenebilendir.

D) Sanatçı, yaşadıklarını geleceğe aktarandır.

E) Sanatçı, kendinden sonra gelenlere örnek olandır.

1.A 2.E 3.B 4.D 5.C 6.B 7.E 8.E 9.B 10.C 11.D 12.A 13.A 14.D 15.C 16.B

You have no rights to post comments