REKLAM

AHMET HAMDİ TANPINAR (1901 - 1962) (Sembolizm)

1901'de İstanbul'da doğmuştur. Babasının görevi ne­deniyle çocukluk yıllarını Ergani, Sinop, Sürt, Kerkük, Musul, Antalya'da geçirmiştir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde okumuştur. Burada Mehmet Fuat Köprülü ve Yahya Kemal'in öğrencisi olmuştur. Çeşitli okullarda edebi­yat öğretmenliği yapmış, Güzel Sanatlar Akademi­sinde estetik, sanat tarihi dersleri vermiştir. 1939'da Edebiyat Fakültesinde Yeni Türk Edebiyatı Profesö­rü olmuştur. Milletvekilliği de yapmış olan Tanpınar, 1962 yılında ölmüştür.

Yahya Kemal'in teşvikiyle şiire başlamış, nitelikçe (özellik bakımından) yüksek, nicelikçe (sayıca) az ürün vermiştir.

Ahmet Haşim ve Yahya Kemal gibi iki büyük şaire çok yakın yaşaması, şiir estetiğinde önemli bir rol oynamıştır.

İlk dönem şiirlerinde Ahmet Haşim'in etkisinde kal­mıştır. Bu etkiye daha sonra, Yahya Kemal'in "mü­kemmeliyet fikri" ve "dil güzelliği" de eklenmiştir.

Batıda ise, Baudelaire, Verlaine, Mallerme ve özel­likle de Valéry gibi sembolist şairleri örnek almıştır.

Şair, varlığın sırlarını sembollerle anlatmıştır.

Doğu ve Batı kültürünü bilinçli bir şekilde sentez et­miş, kendine özgü bir şiir kurmuştur.

"Hece ölçüsü"nü kuru, mekanik bir ölçü olmaktan çıkarıp, eski Türk şiirinde aruzun ulaştığı başarıyı bu ölçüyle (hece) gerçekleştirmeye çalışmıştır. Daha sonra serbest tarzda da şiirler yazmıştır.

Şiirlerinde "rüya", "hayal" ve "masal" kavramları­nı çok sık kullanmıştır. Şair, hareket isteyen gerçek karşısında "rüya, masal ve hayale" sığınır, şair, bilinç tamamen açıkken, uyanık halde görülen rüyanın pe­şindedir. Ona göre, rüya güzelliğin kaynağıdır.

Bu nedenle şiirlerinde, öykü ya da romanlarında, gerçeğin uyku ile uyanıklık arasında, yani yarı bula­nık olarak göründüğü anları tasvir etmiştir.

Tanpınar eserlerinde, "tarih, zaman, rüya, musiki, ruh halleri, çevre ve insan ilişkisi, bilinçaltı, me­deniyet sorunu" gibi temaları işlemiştir.

Mehmet Kaplan, Tanpınar'ın şiirini şu şekilde formüle etmiştir: "musiki + his + hayal ■ şiir"

Mehmet Kaplan, Tanpınar'ın şiirlerini genel olarak üç gruba ayırmıştır:

1. Dış âlemi tasvir eden şiirler (Sonbahar, Hicret, Is­fahan, Odalarda Akşam, Musul Akşamları, Aynalar, Uyanma, Deniz Ufkunda, Sabaha Karşı, Gezinti, Mavi Maviydi Gökyüzü, Bursa'da Zaman, Deniz, Akşam)

2. Ruh hallerini imajlar ve sembollerle anlatan şiir­ler (Gül, Raks, Ne İçindeyim Zamanın, Musiki, Şiir, Karışan Saatler İçinde, Başka Bir Yıldızda, Siyah Atlar, Kalbim, Bir Gül Bu Karanlıklarda, Güller ve Kadehler, Bendedir Korkusu, Defne Dalı, Ey Kartal Bakışlı)

3. Serbest imajlara dayanan şiirler (Eşik, Zaman Kı­rıntıları)

Şiir dışında, "edebiyat tarihçisi" olarak edebiyatımıza yeni bir bakış açısı getirmiş olan Tanpınar, roman, hikâye ve deneme türlerinde de önemli eserler ver­miştir.

1944'te Ülkü dergisinde tefrika edilen ilk romanı Mahur Beste'de 19. yüzyılın ortalarında çözülüşü yaşayan Osmanlının seçkin aile hayatından kesitler sunmuştur.

Her biri kişilerinin adlarıyla anılan ve dört büyük bö­lümden oluşan Huzur romanı ise, bir bakıma yazarın anılarıyla örtüşen bir romandır, başkahraman Müm­taz, kimi zaman geçmişin çocukluk anılarına sığınan Tanpınar, kimi zaman zamanının büyük bir bölümü­nü Sahaflarda geçiren bir profesördür.

Hikâyeleri de sağlığında "Abdullah Efendi'nin Rüya­ları" ve "Yaz Yağmuru" adı altında yayımlanmıştır.

Yazar, aynı zamanda denemecidir. "Ankara, istan­bul, Bursa, Konya ve Erzurum"u anlattığı "Beş Şehir" adlı eseri, örneği edebiyatımızda bulunma­yan önemli bir deneme kitabıdır.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın eserleri şunlardır:

Şiir:

Bütün Şiirleri

Roman:

Huzur

Mahur Beste

Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Sahnenin Dışındakiler

Aynadaki Kadın

Hikâye:

Abdullah Efendi'nin Rüyaları

Yaz Yağmuru

Hikayeler

Deneme:

Beş Şehir

İnceleme:

Yaşadığım Gibi

Edebiyat Üzerine Makaleler

19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi

Tevfik Fikret

Yahya Kemal

You have no rights to post comments