Now loading.
Please wait.

REKLAM

Deyimler Sözlüğü

Search for glossary terms (regular expression allowed)
Şununla başlayan Şunu içeren Mutlak ifade
Terim Tanım
Yağlı müşteri

Bol paralı, çok alışveriş yapan zengin alıcı. “İki üç yağlı müşterimiz de olmasa kapamak zorunda kalacağız bu dükkânı.”

Yağma gitmek

Bir şey çok alıcı bulup çok satılmak, kolay müşteri bulmak. “Kapanın elinde kalıyor, yağma gidiyor, koş koş, sen de yetiş!..”

Yağma Hasan`ın böreği

Hakkı olanın da olmayanın da kolayca yararlandığı, kimsenin korumadığı, her yanından sömürülen kaynak.

Yağma yok

“Öyle şey olmaz, buna izin vermezler, kolay kolay elde edemezsin” anlamında bir tutumun ya da davranışın yanlışlığı ifade etmek için kullanılır.

Yağmur yağarken küpünü doldurmak

Kazanma fırsatı varken ondan yararlanıp para veya mal edinmek. “Bana bak aslanım, daha ne istiyorsun, yağmur yağarken küpünü doldur yoksa pişman olursun.”

Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak

Bir tehlikeden, güç bir durumdan kaçarken daha kötüsüyle karşılaşmak.

Yahudi pazarlığı

Tarafların çıkarlarını düşünerek çekişe çekişe yaptıkları pazarlık. “Benimle Yahudi pazarlığı yapmaya kalkma lütfen.”

Yaka paça

Hiçbir itiraz dinlemeden, zorla, kuvvet kullanarak (götürmek). “Polisler adamı yaka paça götürdüler.”

Yaka silkmek

Bıkıp usanmak; bir iş, durum, yer ya da kimsenin olumsuz yanlarından tedirginlik duyduğunu belirtmek. “Doğrusu yaka silkinecek bir iş seninki de.”

Yakadan atmak

Savıp kurtulmak, başından atmak. “İnan onu yakamdan atmaya çalışıyorum.”

Yakası açılmadık

Hiç duyulmadık, bilinmedik, ayıp söz, küfür.

Yakasına sarılmak

İstediği şeyi almak ya da dövmek için tutup bırakmamak, zorlamak. “Çocuk annesinin yakasına sarılmış balon diye ağlıyordu.”

Yakasına yapışmak

Hesap sormak ya da bir şey istemek için tutup bırakmamak. “Beni de götüreceksin diye yakama yapıştı, ben de getirmek zorunda kaldım.”

Yakasını bırakmamak

Bezdirecek kadar üstüne düşmek, ısrar etmek, yanından ayrılmamak. “Ne olursa olsun yakasını bırakmayıp paramı alacağım ondan.”

Yakasını kaptırmak

Bir şeyin, bir kimsenin etkisinden kendisini kurtaramamak, ona bağlanmış olmak.

REKLAM