Now loading.
Please wait.

REKLAM

Deyimler Sözlüğü

Search for glossary terms (regular expression allowed)
Şununla başlayan Şunu içeren Mutlak ifade
Terim Tanım
Nefes aldırmamak

Dinlenmesine fırsat vermemek, sıkıştırmak, rahat bırakmamak. “Nefes aldırmadı bize, sabaha kadar çalıştırdı.”

Nefes nefese gelmek

Koşarak, sık sık soluyarak, heyecanlı ve yorulmuş bir şekilde (gelmek). “Kapıdan içeri nefes nefese girdi.”

Nefes tüketmek

Bir şeyi anlatmaktan çok yorulmak. “Boşuna nefes tüketiyorsun, baksana anlamıyor.”

Nefesi kesilmek (tıkanmak)

Güç soluk alacak duruma gelmek veya soluğu büsbütün durmak. “Bir yumrukta nefesini kesti adamın.”

Nefsine yedirememek

Kendine yakıştıramamak, o şeyi yapmayı kendisi için onur kırıcı, ağır bulmak. “İki yüzlülüğü bir türlü nefsine yediremiyordu.”

Nefsini körletmek

Birtakım yollarla iştah duygusunu dindirmek. “Nefsini körletmeden iyi bir kul olamazsın.”

Nefsini yenmek

Arzularının, ihtiraslarının önüne geçebilmek.

Nerede akşam orada sabah

“Gece kalacağı bir yeri yok, neresi rast gelirse orada kalıp yatar” anlamında kullanılır.

Nereden nereye

1. Uzak, dolaylı bir ilişki ile. 2. Şaşılacak şey, olacak gibi değil! “Nereden nereye, kim derdi ki biz karşılaşacağız!”

Nevri dönmek

Çok öfkelenmek, sinirlenip kızmak ve bu sebeple rengi değişmek. “Saygısızca konuşmaya başlayınca nevri döndü, öfkeyle elini kaldırdı.”

Neye uğradığını bilememek

Beklenmedik bir durumla karşılaşıp hiçbir şey yapamamak, şaşırıp kalmak. “Ocak birden alev alınca neye uğradığını bilemedi.”

Niyet etmek

Bir şeyi yapmayı zihninde tasarlamak, düşünmek. “Ona hediye almaya niyet etmişti.”

Niyeti bozuk

Kötü bir davranışta bulunması beklenen, kötülük düşündüğü sezilen. “Niyeti bozuk bunların, sakın ilişmeyin.”

Noktası noktasına

Tastamam, eksiksiz, tamamen, birbiriyle tıpatıp aynı. “Noktası noktasına hatırlıyorum o kavgayı.”

Not düşmek

Yazılı metnin bulunduğu sayfanın bir köşesine, konuyla ilgili birkaç cümle yazmak.

REKLAM