Now loading.
Please wait.

REKLAM

Deyimler Sözlüğü

Search for glossary terms (regular expression allowed)
Şununla başlayan Şunu içeren Mutlak ifade
Terim Tanım
Hem nalına hem mıhına (vurmak)

Birbirine zıt olan iki yanı da desteklemek.“Ben hem nalına hem de mıhına vuran adamlardan korkarım.”

Hem suçlu hem güçlü

Gerçekte kendisi suçlu olduğu hâlde suç işlememiş gibi davranan ve karşısındakini suçlamaya çalışan kimse.

Hem ziyaret hem ticaret

Bir yeri veya kimseyi ziyarete giden kimsenin, bu görüşmeden yararlanarak başka bir işi de yapması durumunu anlatmak için kullanılır.

Her kafadan bir ses (çıkmak)

Bir konu üzerinde herkesin istediği gibi, rastgele konuşması ve bu konuşmalardan bir sonuç alınamaması.”Ortalık kızıştı, her kafadan bir ses çıkmaya başladı, kimin ne dediği anlaşılmaz oldu.”

Her telden çalmak

Pek çok konuda bilgi sahibi olmak, içinde bulunduğu ortamın şartlarına göre her çeşit iş yapabilir olmak.

Hesaba (kitaba) gelmez

1. Beklenmedik, umulmadık. 2. Sayılmayacak kadar çok, pek fazla, sayısız.

Hesaba çekmek

Bir kişiyi, bir makamı yaptığı işler üzerine açıklama ve savunma yapmaya çağırmak.“Sakın oraya gitme, seni hesaba çekecekler.”

Hesaba dökmek

Bir konu ile ilgili işlemlerin hesabını kâğıt üzerinde yapmak.

Hesaba katmak (almak)

Bir işi yaparken ya da yürütürken bir başka şeyi de göz önünde bulundurmak.“Hasan’ı da hesaba katalım, az zorluk çıkarmayacaktır bize.”

Hesabı kesmek

Alış verişi ya da ilgiyi kesmek.“Dükkân sahibi, uzun zamandır borcunu ödemeyen müşterisinin hesabını kesti.”

Hesabını bilmek

Boş yere para harcamamak, tutumlu davranmak.“Her ev kadını hesabını bilmek zorundadır.”

Hesabını görmek

1. Alacağını ödeyip ilişkisini kesmek. 2. Cezalandırmak, vücudunu ortadan kaldırmak ya da öldürmek.“Çabuk şu adamın hesabını görün!”

Hesap açmak

1. Hesap defterinde, bir kişiye alış veriş için alacağını borcunu kaydetmek üzere bir yer ayırmak. 2. Bankada, gereğinde çekilmek üzere yatırılan para için işlem yapmak. 3. Birine kredi açmak, birine borçlanma imkânı tanımak.

Hesap etmek

1. Kazançla gideri karşılaştırıp bir sonuca ulaşmak. 2. Düşünmek, tasarlamak, ayrıntıları gözden geçirip ihtimalleri değerlendirmek.“Hesap etmeden sakın işe girişmeyin!”

Hesap görmek

Taraflarca alacakla vereceği karşılaştırıp ödeşmek.“Çok uzadı, hesap görmek için ne zaman bir araya geleceğiz?”

REKLAM