REKLAM

POSTMODERNİZM

Modernizm sonrası, modernden itibaren demektir. 1960’larda varlığını hissettirmiş, 1980’lerden itibaren günlük hayatta da etkili olarak yayılmıştır.
• Modern yaşamı sorgulayan ve reddeden bir tavrı benimsemiştir.
• Gerçeğin ancak bir parçasının bilinebileceğine inanmışlardır.
• Gerçekle- kurmacayı iç içe kullanmıştır.
• Modern dünyanın olumsuzlukları karşısında karamsar bir tavır yerine ironik, alaycı bir tavır almıştır.
• Özgün bir üslup yerine seçmeli bir üslup geliştirmişlerdir.
• Okuyucunun kendi yorumunu ortaya koyması amaçlanmıştır.

Önemli Temsilcileri: James Joyce, Wirginia Wolf, Franz Kafka, Max Firisch, Alain Robbe Grillet, Umbero Eco, Octavia Paz, Albert Camus.
Türk Edebiyatı’nda Hilmi yavuz, Orhan Pamuk, Oğuz Atay, Latife Tekin, İhsan Oktay Anar, Hasan Ali Toptaş, Yusuf Atılgan, Elif Şafak, Metin Kaçan, Bilge Karasu.

EKSPRESYONİZM

Bir önceki akıma (Empresyonizm) tepki olarak Almanya’da doğmuştur. Resim alnında doğmuş, edebiyatta da etkili olmuştur.
• İnsanların en gizli yönlerini açığa vuran bir anlatım yolu kullanılmıştır.
• Amacı, insanların ruhsal durumlarını anlatmaktır.
• Okuyucuyu sarsarak içinde bulunduğu uyuşukluktan kurtarmak istemişlerdir.
• İç gözleme başvurmuşlardır.
Önemli Temsilcileri: Franz Kafka, James Joyce, T. S. Eliot, Eugene O’Neill, A. Strindberg.

Kübizm, Özellikleri ve Temsilcileri

* Empresyonizme tepki olarak, Fransa'da, 20. yüzyılda doğmuştur. Başta resimde, sonra edebiyatta etkili olmuştur.

* Dış dünyanın yalnız görünen yönlerini değil, görünmeyen yönlerini; yalnız şimdiki zamandaki halini değil, geçmişi ve geleceğini de yansıtmak isterler. Sanat için sanat yapmışlardır. Şiire önem vermiş, doğal söz dizimini değiştirmişlerdir. Noktalama işaretlerine, düzenli mısra yapısına karşı çıkmışlardır. Şiiri, çeşitli geometrik şekiller oluşturacak şekilde düzenlemişlerdir.

Tanınmış Kübist Sanatçılar:

* Max Jacob

* Guillaume Apollinaire

* Andre Salman

EGZİSTANSİYALİZM

Aslında bir felsefe akımıdır. Sartre’nin edebiyata uygulamasıyla akım haline gelmiştir. II. Dünya Savaşı’nın yol açtığı yıkımın sonucu olarak oluşan bunalım ve direnme ortamında yayılmıştır.
• Felsefe ile edebiyatı yaklaştırmışlardır. Edebiyatın içeriği felsefi bir boyut kazanmış, özellikle felsefi roman en popüler tür olmuştur.
• Eserlerde tip ve karakter bulunmaz. Varlık özden önce gelir, kişi kendi seçtiği davranışla özünü kendisi oluşturur.
• Var olma sorunu, kararsızlık hali, dolayısıyla “bunalım” temel konu olarak işlenmiştir.
• Eserlerde olay ve merak öğeleri en aza indirilmiş.
• Sanatçı, çağının tanığı olmakla ve toplumu yönlendirmekle görevlidir.
• Halk yığınlarına değil, aydınlara seslenmişlerdir.
• Kapalı, simgesel anlatımı vardır.
• Süslü, parlak cümlelerden kaçınılmış, bir filozof ağırbaşlılığı içinde yalın bir anlatım benimsenmiştir.
• İnsanın kendisini aşması gerektiği, hür olmaya mecbur olduğu gibi konuları ele alır.


Önemli Temsilcileri: Jean Paul Sartre, Albert Camus, Simone de Beauvoir, Andre Malraux, Franz Kafka, Eugene İonesco.


Türk Edebiyatı’nda İkinci Yeni hareketi, işlediği temalar benzer. 1955 sonrası öykücülüğünde varoluşçu eğilim daha güçlüdür.

19. yüzyılın sonlarında Fransa'da ortaya çıkan, oradan diğer ülkelere yayılan, dış dünyanın sanatçıda bıraktığı izlenimleri yansıtmayı amaçlayan akıma empresyonizm (izlenimcilik) denir.

Empresyonizm, önce resimde, sonra edebiyatta etkili olmuş bir akımdır. Empresyonist sanatçılar dış dünyayı olduğu gibi değil de algıladıkları biçimde anlatmayı amaçlamışlar, öznelliği benimsemişlerdir. Onlara göre, bu dünya sanatçılara heyecan ve ruhi dalgalanmalar veren bir uyarıcıdır. Sanatçının görevi duyduğu heyecanı, ruhi dalgalanmaları dile getirmek olmalıdır.

Edebiyat eleştirmeni K. Haedens'e göre, empresyonist şiirlerde sözcükler, yepyeni biçimlerde birleşir, bir "fosfor ışığı" içinde yıkanırlar.

Empresyonist şairler, şiirde biçime, uyağa önem vermezler. "Sanat için sanat" anlayışını benimseyerek, edebiyatın toplumsal bir görevi üstlenmesine karşı çıkarlar.

Empresyonizm, Sembolizmin bazı özelliklerini taşıyan bir akım olarak değerlendirilebilir. Sembolizm akımı içinde yer alan bazı şairler, Emprosyonizmin de temsilcileri olmuşlardır.

Bu akım en çok resimde etkili olmuştur. Edebiyatta geliştiği başlıca türler şiir ve tiyatrodur.