REKLAM

ÖĞRETİCİ METİNLER (Özet Bilgiler)

Öğretici metinler, bilgi ve haber vermek, ikna etmek, kanıları değiştirmek, uyarmak, düşündürmek, yönlendirmek, tanıtmak gibi amaçlarla yazılan metinlerdir.

Öğretici metinler ele aldığı konuya göre çeşitli türlere ayrılır. Bu türlerin hepsinin konuyu ele alış biçimi ve üslubu farklılık gösterir.

Öğretici metinler şu şekilde gruplandırılmaktadır:

Tarihî metinler: Tarih olaylarının ele alındığı, anlatıldığı metinlerdir.

Felsefî metinler:Felsefî konuları ve felsefenin varlık, bilgi, değer gibi konularını ele alan metinlerdir.

Bilimsel metinler: Bilimsel araştırmaları açık ve kesin bir dille , delillere dayanarak anlatan metinlerdir.

Gazete çevresinde gelişen metin türleri:

Makale, deneme, sohbet, fıkra, eleştiri, röportaj gibi gazete çevresinde oluşan metinlerdir.

Kişisel hayatı konu alan metin türleri:

Hatıra (anı), gezi yazısı, biyografi, mektup, günlük gibi kişisel hayatla ilgili olan metinlerdir.

Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler

Edebiyat alanı içerisinde yer alan metinler kesin çizgilerle olmamakla beraber sanat eserleri ve düşünce eserleri olmak üzere ikiye ayrılır.
Sanat eserleri, sanatçıların duygu, düşünce ve hayal dünyasından beslenen, imge ve izlenimlerle zenginleşen eserlerdir. Şiir, masal, hikâye, roman, tiyatro, sinema vb. bu grupta yer alan eserlerdir. Herhangi bir konuda bilgi vermek, okuyucuyu aydınlatmak amacıyla yazılan makale, fıkra, deneme, eleştiri, söyleşi gibi eserlere düşünce eserleri denir.
Öte yandan anı, günlük, mektup gibi türlerde sanatçının anlatımındaki üslubuna göre sanat eseri ya da düşünce eseri sayılabilir.
Bunlardan sanat eserleri bir olay çevresinde gelişirse kendi arasında anlatmaya bağlı sanat eseri ve göstermeye bağlı sanat eseri olmak üzere ikiye ayrılır. Masal, destan, hikâye, roman, halk hikâyeleri anlatmaya; komedi, trajedi, dram Karagöz, meddah, orta oyunu gibi türler de göstermeye bağlı sanat eserlerini oluşturur.

ÖSS SORULARI
EDEBİYAT BİLGİLERİ



1. Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak, onun erdemlerini, iyi yönlerini dile getirmek amacıyla yazılan şiirlere verilen addır. Ölen bir kişi için yazılan bu tür şiirlere di­van edebiyatında ....., halk edebiyatındaysa.....denmiştir.

Bu parçada boş bırakılan yerlere, verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi geti­rilebilir?

A) mersiye - ilahi B) mesnevi - koşma C) mevlit - koşma D) mevlit - ağıt E) mersiye - ağıt

(2006-ÖSS)

726...................... Tonyukuk yazıtının dikilişi

732...................... Kültigin yazıtının dikilişi

735...................... Bilge Kağan yazıtının dikilişi

10.yy................... Altun Yaruk'un Uygurcaya çevrilmesi

1069.................... Kutadgu Bilig'in yazılması

1072................... Divan-ı Lügatit Türk'ün yazılması

12.yy................... Atabetül Hakayık'ın yazılması

Divan-ı Hikmet'in sözlü olarak oluşturulması

1273.................... Mevlana'nın Mesnevi'yi tamamlaması

1277.................... Karamanoğlu Mehmet Bey'in fermanıyla Türkçenin resmi dil olması

14. yy.................. Hıristiyan Türklerin kitabı Kodex Cumanicus'un yazılması

1303.................... Risaletün Nushiye'nin yazılması

1330.................... Garipneme'nin yazılması

1351.................... Süheyl ü Nevbahar'ın (Hoca Mesut) yazılması

14. yy.................. Iskendername'nin yazılması

Kadı Burhanettin Divam'nın yazılması

15. yy.................. Kitab-ı Dede Korkut'un yazıya geçirilmesi

1403.................... Cemşid ü Hurşid'in yazılması

1406.................... Çengname'nin (Ahmedi Dai) yazılması

1430.................... Hüsrev ü Şirin'in yazılması

1484.................... Tevarih-i Âl-i Osman'ın (Âşıkpaşazade) yazılması

Günlük Türünün Özellikleri


(Tarihi Gelişimi ve Temsilcileri)

Günlük türünün ne olduğu üzerine kafa yormak, aslında biraz da edebiyatın ne olduğunu düşünmektir. Düzenli olarak tutulmuş, tarih atılmış notlardan mı ibarettir günlükler yoksa bundan fazla bir şey mi?

Bu konuda en genelleyici tanımı usta günlükçü, romancı André Gide yapmıştı: “Günlüğün anıdan tek farkı, günü gününe tutulmuş olmasıdır.” Edebiyatın toplardamarlarından biri olarak her günlük bir portre, bir öykü, bir anı, bir tarih yazısıdır. Yayımlanmak için yazılsın yazılmasın, her günlüğün bir kurgusu vardır. Paris’teki Bir Yabancının Günlüğü yazarı Malaparte’nin dediği gibi, “Günlüklerin, tüm öyküler gibi, bir başı, bir entrikası ve bir sonu vardır.”