REKLAM

Cumhuriyetin ilanından sonra edebiyatımız, çağdaş anlayışlar doğrultusunda gelişmesini başarıyla sürdürmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarında “Beş Hececiler” olarak adlandırılan şairler topluluğu, en parlak dönemlerini yaşamaktaydı. Yine bu yıllarda Kurtuluş Savaşı’nın etkisiyle edebiyatta genel olarak Anadolu’ya bir yönelim başlar. Milli Edebiyatçılar, Bağımsızlar ve Beş Hececiler de yine bu dönemde eserler vermeye devam ederler.

Özellikleri:

  • Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış dildeki sadeleşme çabaları aralıksız olarak sürmüştür.
  • Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış gerçekçi bir anlayış güdülmüştür.
  • Aruz ölçüsünün yerini hece ölçüsü almış, şiirlerde de günlük konuşma dili kullanılmıştır. Yine bu dönemde şiirin biçimce daha da serbestleşmesi sağlanmıştır.
  • Şiir, roman, hikâye ve tiyatro gibi türlerde önemli gelişmeler olmuştur. Romanda ve hikâyede halk gerçekleri tamamen yerleşmiştir. Yine tiyatro ve deneme alanında büyük gelişmeler gösterilmiştir.

Cumhuriyetin kuruluşuyla 1940 (İkinci Dünya Savaşı) yılları arasında eser veren şair ve yazarlar genellikle daha önceki Milli Edebiyat akımının etkisinde tam anlamıyla “yerli” ve “halka doğru”; veya Batı’nın, özellikle Fransız edebiyatının etkisinde kişisel yollarında yürümüşlerdir.

  • Edebiyatımız İstanbul aydınlarının tekelinden kurtulmaya başlanmıştır. Anadolu’dan aydın yetişmeye başlamıştır.
  • Bu dönemden itibaren farklı edebi topluluklar ortaya çıkmaya başlamıştır.

 

I. ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI (1923 – …)

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının Oluşumu

II. ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER

1. Cumhuriyet Dönemindeki Öğretici Metinlerin Özellikleri ve Temsilcileri

2. Cumhuriyet Döneminde Edebi Dergiler

III. ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİNDE COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİRLER)

1. Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir

Yedi Meşaleciler

2. Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir (1920-1960)

3. Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir

Beş Hececiler

Hisarcılar

4. Garip Hareketi (I. Yeni) (1940-1954)

5. Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir

Maviciler

6. İkinci Yeni (1954-1960)

7. İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiir (1960-1980)

8. 1980 Sonrası Şiir

9. Cumhuriyet Döneminde Halk Şiiri

IV. ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİNDE OLAY ÇEVRESİNDE OLUŞAN EDEBÎ METİNLER

1. Anlatmaya Bağlı Edebî Metinler (Hikâye-Roman)

a. Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Eserler

b. Toplumcu Gerçekçi Eserler

c. Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Eserler

d. Modernizmi Esas Alan Eserler

2. Göstermeye Bağlı Edebî Metinler (Tiyatro Metinleri veya Drama Metinleri)

3. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının Genel Özellikleri

Türkiye Dışındaki Çağdaş Türk Edebiyatı

Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirin özellikleri:

  • Kurtuluş Savaşı’nın etkilerinin sürdüğü dönemde ortaya çıkmış, dünyadaki milliyetçilik akımından etkilenmiştir.
  • Milliyetçi bir yapısının olması nedeniyle Türk diline büyük önem verilmiştir.
  • Yabancı dillerin dil kuralları terk edilmiştir.
  • Yabancı sözcükler yerine mümkün olduğunda Türkçe karşılıkları kullanılmıştır.
  • Hece vezni kullanılmıştır.
  • Millî konulara yer verilmiştir, millî hisler ön plândadır.
  • Sözcükler ilk anlamlarıyla kullanılır.
  • Şiirlerde halk arasından seçilmiş sıradan insanlar vardır.
  • Şairler şiirlerini, Kültür Haftası, Hisar, Çınaraltı gibi dergilerde yayımlamışlardır.
Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirin tema ve içerik bakımından Halk şiiri ve Millî edebiyat dönemi şiiriyle benzer ve farklı özelliklere göre karşılaştıracak olursak;
  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirlerde genellikle bireysel nitelikli konular işlenmiş gibi görünse de aslında şairler bireysel olarak çıktıkları yolda milli ve yerli konuları ve manzaraları işlemişlerdir.
  • Halk şiiri ve Millî edebiyat dönemi şiirleriyle Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir benzer temalar etrafında şiirler yazılmıştır.
  • Şiirlerde hece ölçüsü ve ahenk unsurları başarıyla kullanılmıştır.
  • Şiirlerde hemen hemen aynı edebî sanatlar kullanılmıştır.
  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairler birer dergi etrafında kümelenmişlerdir.
  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairler, batı edebiyatçılarından diğerlerine göre daha fazla etkilenmişlerdir.

MİLLİ EDEBİYAT ZEVK VE ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞİİR (BEŞ HECECİLER VE DİĞER SANATÇILAR)

TEST SORULARI

 

1. Aşağıdaki sanatçılardan hangisi Beş Hececiler’den biridir?

A) Ahmet Kutsi Tecer

B) Halit Fahri Ozansoy

C) Ahmet Muhip Dıranas

D) Rıza Tevfik Bölükbaşı

E) Yaşar Nabi Nayır

2. Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek

Bizim diyarımız da bin bir baharı saklar

Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek

İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar

"Faruk Nafiz'in "Sanat" şiirinden alınan bu dört­lük için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) A) Sanat üretiminin sadece Batı'ya özgü olma­dığı ifade edilmektedir.

B) B) 2. dizede bizim diyarımız denilen mekan "Ana­dolu'dur.

C) C) 2. dizede geçen "bin bir bahar" ifadesiyle Ana­dolu insanının ürettiği sanat ve kültür birikimi­dir.

D) D) 2. ve 4. dizelerde zengin kafiye kullanılmıştır.

E) E) 1. ve 3. dizelerde cinaslı kafiye yapılmıştır.

3. Aşağıdakilerden hangisi "Beş Hececiler" için söy­lenemez?

A) Yerli-millî bir sanat ve tarih motiflerini yaşatan hayat dilimleriyle örülü bir memleket edebiyatı meydana getirmeye çalışmışlardır.

B) Şiirde süslü anlatıma önem verdiler; bunun için aruzu sıkça kullandılar.

C) Hece ile serbest müstezatlar da denediler.

D) Mısra kümelerinde dörtlük esasına bağlı kalmayıp yeni biçimler aradılar.

E) Nesir cümlelerini şiire aktardılar. Düzyazıdaki söz diziminin şiirde de görülmesine onlarda çok rastlanır.

 

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI ÖĞRETİCİ METİNLER
DENEME
Türk edebiyatında ilk deneme kitapları arasında Ahmet Haşim’in Bize Göre (1928), Gurebahanei Laklakan (1928); Ahmet Rasim’in pek çok yazısı; Mahmut Sadık’ın Takvimden Yapraklar (1912); Refik Halit Karay’ın Bir Avuç Saçma (1939), Bir İçim Su (1931), İlk Adım (1941), Üç Nesil Üç Hayat (1943), Makyajlı Kadın (1943), Tanrıya Şikâyet (1944); Falih Rıfkı Atay’ın Eski Saat (1933), Niçin Kurtulmak (1953), Çile (1955), İnanç (1965), Pazar Konuşmaları (1966), Kurtuluş (1966), Bayrak (1970) gibi kitaplarını saymak mümkündür.
Türk edebiyatında deneme türü, genellikle şair, romancı ya da hikâyeci kimliği öne çıkan sanatçılar tarafından ortaya konan ürünlerden oluşmaktadır. Birinci derecedeki vasfı “denemeci” olan yazar sayısı oldukça azdır. Nurullah Ataç (1898-1957), Sabahattin Eyüboğlu (19081973), Suut Kemal Yetkin (1903-1980), Mehmet Kaplan (1915-1986), Nurettin Topçu (1909-1975), Salah Birsel (1919-1999 ), Vedat Günyol (1912 ), Enis Batur (1952 ), Cemil Meriç (1917-1987), Mehmet Salihoğlu (1922 ), Uğur Kökden (1934 ), Nermi Uygur (1925-2005 ) bunlardan birkaçıdır.
2.MAKALE
Makale Nedir ? Makale Nasıl Yazılır?
Makale, belirli bir konuda, bir görüşü, bir düşünceyi savunmak ve kanıtlamak için yazılan yazı türüne denir. Gazete dergi ve internette yayınlanır. Ayrıca herhangi gerçeği açıklığa kavuşturmak, bir konuda görüş ve tezler ortaya koymak ve bir hipotezi savunmak, desteklemek için yazılmış olan yazılara da makale denir.
Makale yazarken aşağaıdaki kriterler önemlidir:
-Anlatımda sade ve belirli bir formata uygun olursa daha iyi olur.
-Somut özellikler ön plandadır.
-Öne sürülen düşünce ve tez kanıtlamak icap eder.
-Makele yazarken belirli bir konu yoktur. Yazar her konuda yazabilir.
-Gazetee dergi ve internette yayımlanır.
Ayrıca bilimsel standartlarda makale yazmak çok önemlidir. Örneğin çok önemli bir hipotezi ispatlasanız dahi eğer bu bilimsel makale formatına uygun değilse hiç bir bilimsel yayında itibar görmez hatta yayınlanmaz. Bu sebeple akademik kariyer sahibi insanlar makalelerini belirli bir formata uygun kalarak yazmak zorundadır. Bu okuyanların işini kolaylaştırır. Akademik bilgi düzeyi ve yazılan hipotezin doğruluğu ile ilgili makale arasında bilimsel bilgi düzeyi açısından direk bir bağlantı olmasa da, bilimsel makale yazma alışkanlığınız ve formata uygunluğunuz karşı tarafın sizi değerlendirmesinde rol oynayabilir. Akademik süreçde bilimsel dünyaya sunulan bir bilgi demetinin başarısı ,anlaşılır bir düzeydeki dille ve formatına uygun bir biçimde karşı tarafın yargı gücüne sunulmuş olma özellikleri ile doğru orantılıdır.



GEZİ
Gezi türü için daha önceleri Arapça kökenli "seyâhat", "cevelân" gibi terimler kullanılıyordu. Gezi notlarının kaleme alındığı eserlere ise "seyâhatnâme" deniyordu. Modern zamanlarda ise Türkçe bir kelime olan "gezi" terimi tercih edildi. Gezi yazarı gezip gördüğü yerlerin hem kendisi hem de okuyucular için tarihî ve coğrafî açıdan ilgi çeken yönlerini, özelliklerini, kültürel, jeolojik, güzelliklerini, halkının gelenek, görenek, törelerini yazar. Dünya edebiyatının en önemli gezi yazıları arasında 13. yüzyılda Marko Polo'nun Uzak Doğu izlenimlerini içeren Seyahatnamesi ve 14. yüzyılda yaşamış Arap gezgin İbn-i Batuta'nın İslâm dünyası gezilerini konu edinen Seyahatnamesi yer alır.
1. Yurt İçi Gezi Yazıları
Aşık Cemal: Amasya Seyahatnamesi (1926).
Afet İnan: Ankara-Samsun Arasında Tarih Gezisi (1946).
Nahit Sırrı Örik: Anadolu(1939), Bir Edirne Seyahatnamesi (1941), Kayseri, Kırşehir, Kastamonu (1955).
İsmail Habib Sevük: Yurttan Yazılar (1943).
Sadri Ertem: Kıyılardan Stepe Bir Vagon Penceresinden (1943).
Ahmet Hamdi Tanpınar: Beş Şehir (1960).
Ahmet Turan Alkan: Altıncı Şehir (1992).
Yusuf Kenan Ekşioğlu: Türkiye'de Otobüsle 10.000 Kilometre (1961).
Reşat Nuri Güntekin: Anadolu Notları I, II (1936,1966).
Azra Erhat: Mavi Anadolu (1969).
Mahmut Makal: Bizim Köy (1975).
Ata Anbarcıoğlu: Gezi Anıları(II. Bölüm, tarihsiz).
Mehmet Önder: Atatürk'ün Yurt Gezileri (1975).
Taha Toros: Atatürk'ün Adana Seyahatleri (1981)...
2. Yurt Dışı Gezi Yazıları
Osmanlı Devleti, 17. yüzyıldan itibaren değişik Avrupa devletlerine elçi göndermeye başlamıştır. Bunlar ülkeye dönüşlerinde resmî raporlar halinde yazdıkları sefaretnamelerde bulundukları ülke hakkında ayrıntılı bilgiler vermişlerdir. Bunları gezi yazısı olarak da değerlendirebiliriz. Bunlardan Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin Fransa Sefaretnamesi (1720-1721) en ünlü olanıdır.
Günümüzde,
Rauf Kemal: 1924 Senesi Avrupa Tetebbu Heyeti Raporları (1925).
Yusuf Ziya Ortaç: Göz Ucuyla Avrupa (1958).
Tahir Kutsi Makal: Köylü Gözüyle Avrupa (1965).
Sıtkı Yırcalı: Batıya Kalkan Tren(1965).
Ümit Yaşar Oğuzcan: Avrupa GörmüşAdam(1967).
A. Süheyl Ünver: Avrupa İzlenimleri (1969).
Selahattin Batu: Avusturya ve Venedik Günleri (1970).
İsmail Habib Sevük: Tuna'dan Batıya (1935).
Yaşar Nabi Nayır: Balkanlar ve Türklük (1936).
Falih Rıfkı Atay: Tuna Kıyıları(1938), Taymis Kıyıları(1934)...
Yılmaz Çetiner: Şu Bizim Rumeli(1967).
Abdi İpekçi: Yarının Ülkesi Afrika(1959).
Samet Ağaoğlu: Sovyet Rusya İmparatorluğu (1967).
Ahmet Bican Ercilasun: Türk Dünyası Üzerine İncelemeler (1993).
Murat Özsoy: Turkuaz Günlüğü (1990).
Erdem Bayazıt: İpek Yolundan Afganistan'a (1985).
Füruzan: Yeni Konuklar (1977).
Demir Özlü: Berlin Güncesi 1989 İlkbaharı(1991).
Haldun Taner: Berlin Mektupları(1984).
Şevket Rado: Amerikan Masalı(1950).
Bedii Faik Akın: Sam Amca'nın Evinde, Amerika SeyahatlarıNotları(1954).
İlhan Selçuk: Güzel Amerikalı (1965).Sovyetler-İran-Amerika İzlenimleri (1976).
Gülten Dayıoğlu: Amerika'ya Yolculuk (1990).
Melih Cevdet Anday: Sovyet Rusya, Azerbaycan, Özbekistan, Bulgaristan, Macaristan(1965).
Mustafa Canelli: Kâbe'ye Doğru (1995),
Cengiz Çandar: Güneşin Yedi Rengi (1987).
Mehmet Aslantuğ: "Bosna'da Gördüklerim Bosna'yı Aştı", Aktüel, 5.10.1995.
Hasan Ali Yücel: İngiltere Mektupları (1958), Kıbrıs Mektupları (1958).
Işıl Özgentürk: Büyülü Bir Yolda (1998).
Selahattin Batu: İspanya Büyüsü (1972).
Afet Ilgaz: Muhteremoğlu İtalya Mektupları (1962).
Fikret Otyam: Ne Biçim Amerika Ne Biçim Rusya (1970)...
İsmail Habip Sevük
(1892-1954) Türk yazar ve edebiyat tarihçisidir.
Türk yazarı. Edremitte doğmuştur. Hukuk fakültesini bitirdikten sonra Kastamonu, İzmir ve Ankara'da edebiyat öğretmenliği, Edirne'de milli eğitim müdürlüğü yaptı. 1926-27 Antalya Maarif Eminliği, 1927-1931 Adana Maarif Eminliği görevlerinde bulundu. Maarif eminliklerinin kaldırılmasından sonra Galatasaray Lisesine atandı (1931-1943). Sinop'tan 1943'de milletvekili seçildi. Balıkesirde İzmir'e Doğru gazetesinde yazdı.Açıksöz gazetesi başyazarıydı. 1928'de önce Maarif, yeni harflerin kabulünden sonra Memleket dergisini çıkardı. 1934-1954 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde yazdı.
Kişisel gözleme dayalı, renkli, kıvrak bir anlatımı; bilgiden, fikirden kuvvet alan edebi sanatlarla yüklü bir üslubu vardır.