REKLAM

Garip Hareketi’nin etkisinin sürdüğü yıllarda şiiri onlar kadar bayağılaştırmak istemeyen, her biri kendine özgü şiir tarzını oluşturmuş aşağıdaki şairler şiirdeki lirizmi kaybetmeden yeniliği sürdürmüşlerdir.

1. FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (1914 – 2008)

  • Cumhuriyet döneminin önemli şairlerinden olan Fazıl Hüsnü, öğrenimini Anadolu’nun değişik yerlerinde sürdürmüş, subaylık yaptığı yıllarda ise Anadolu’yu daha iyi tanıma fırsatı bulmuştur. Sanatçı, iç ve dış gerçeklere bakarak, bilinçaltına yönelerek şiire yeni ürperişler getirir.
  • Şiirleri devamlı gelişme gösterir. Kurallı biçimlerden serbest biçimlere, anlamlı özlerden en yalın anlamlara varan şiir türlerini dener. Her şiirinde bir “yeni”yi dener gibidir. Genellikle epik-dramatik, lirik-didaktik ve toplumsal gerçekçi anlayıştadır. Şiir dili en son türetilen Türkçe sözcüklerle doludur.
  • Eserleri:
  • Şiir: Havaya Çizilen Dünya, Çocuk ve Allah, Çakırın Destanı, Üç Şehitler Destanı, Türk Olmak, Yedi Memetler.
  • Düzyazı: İstiklal Savaşı – Samsun’dan Ankara’ya, İstiklal Savaşı – İnönüler, Sivaslı Karınca, İstanbul – Fetih Destanı, Anıtkabir, Asu, Delice Böcek, Batı Acısı, Çanakkale Destanı, Kubilay Destanı, 19 Mayıs Destanı, Hiroşima

2. BEHÇET NECATİGİL (1916 – 1979)

  • İlk şiirleri Varlık dergisinde çıkan öğretmen şair Behçet Necatigil, Cumhuriyet döneminin kendine özgü bir çizgisi olan şairlerindendir. Rahat, gösterişe kaçmayan, sembollere dayalı, şiir geleneklerini gözeten bir anlayıştadır, önce Garipçi çizgide yürüyen Necatigil, sonra onlardan ayrılmıştır.
  • Şiirlerinde kendi evinden başlayarak öteki evleri, sokağı, çevreyi, giderek dış dünyayı ve toplumu sorunlarıyla anlatmıştır.
  • Hem hece ölçüsüyle hem de serbest ölçüyle yazmıştır. İlk şiirleri anlamca açık, sonrakiler kapalıdır.
  • Şiir dışında inceleme, çeviri, radyo oyunu alanlarında da eserleri vardır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Kapalı Çarşı, Evler, Arada, İki Başına Yürümek, Çevre, Eski Toprak, Divançe.
  • İnceleme: Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü, Edebiyatımızda Yazarlar Sözlüğü.

3. CAHİT KÜLEBİ (1917 – 1997)

  • Öğretmenlik yaptığı yıllarda Anadolu’yu tanıyan Cahit Külebi, memleketçi şiirimize yeni bir ses getirmiştir,
  • Şiirlerinde derin bir Anadolu sevgisi vardır; İyimser, açık ve gerçekçi bir bakışla Anadolu’ya eğilmiştir. Şiirlerinde temiz bir Türkçe, Karacaoğlan’ı andıran bir içtenlik görülür.
  • Hayale pek yer vermez, gerçekçi bir anlayışla yazmıştır. Onu “gerçekçi – romantik” bir şair olarak niteleyebiliriz.
  • Eserleri:
  • Şiir: Adamın Biri, Rüzgâr, Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda, Yeşeren Otlar.

4. SABAHATTİN KUDRET AKSAL (1920 – 1993)

  • Şiir ve öyküleriyle tanınır. Biçimi oldukça önemser.
  • Garipçilerden etkilendiği ilk şiirlerinden sonra, insanın evrendeki yerini, değerini aramaya çabaladığı felsefi düşünceleri içinde barındıran bir şiire yönelmiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Şarkılı Kahve, Gün Işığı, Duru Gök, Eşik
  • Öykü: Gazoz Ağacı

5. CAHİT ZARİFOĞLU (1940 – 1987)

  • İlk şiirlerinde ikinci yeni akımının etkileri görülür. Madde-ruh çatışması, “Batı diktasına karşı Doğu protestosu” temalarını işledi.
  • İlk şiir kitabı “İşaret Çocukları” 1967′de yayınlandı. Şiirlerinde dinsel inançları çerçevesinde ele aldığı Anadolu insanlarının acı, umut ve sevgilerini yansıttı.
  • Son şiirlerinde ise İslamcı düşüncedeki insan sevgisi, toplumsal mutluluk anlayışını işledi. Yer yer gerçeküstü ögeler ve eski şiir kalıplarını uyguladı.
  • Eserleri:
  • Şiir: İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam, Menziller, Korku ve Yakarış
  • Hikâye: İnsanlar
  • Çocuk Hikâyeleri: Serçekuş, Katıraslan, Ağaçkakanlar, Yürek Dede ile Padişah, Küçük Şehzade, Motorlu Kuş, Kuşların Dili
  • Çocuk Şiirleri: Gülücük, Ağaçokul (Çocuklara Afganistan Şiirleri)
  • Roman: Savaş Ritimleri, Ana
  • Günlük: Yaşamak
  • Deneme: Bir Değirmendir Bu Dünya, Zengin Hayaller Peşinde
  • Tiyatro: Sütçü İmam

6. ERDEM BAYAZIT (1939 – 2008)

  • Tok, kavgacı, destana yatkın bir üslûpta söylenmiş olan şiirlerinde ayrıca ince duyarlılıklar işlenmiştir. İslâmî ton bir “leit-motif (sıkça işlenen tema)” halinde bütün şiirlerine yayılmıştır.
  • Şiirleri Açı (K. Maraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklâl, Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera ve Yedi İklim dergilerinde yayınlanmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Sebeb Ey, Risaleler, Şiirler
  • Gezi: İpek Yolundan Afganistan’a: 1981′de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ı içeren iki aylık gezi ile ilgili izlenimlerini kitaplaştırdı.

7. HİLMİ YAVUZ (1936 – …)

  • Başlangıçta daha çok İkinci Yeni akımının etkisinde imgeci şiirler yazdı. Sonraki yıllarda gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergiledi.
  • İslam mistisizmi, özellikle de tasavvuftan yararlanarak kendine özgü bir sözcük dağarcığı geliştirdi.
  • Eserleri:
  • Şiir: Bakış Kuşu, Bedreddin Üzerine Şiirler, Doğu Şiirleri, Yaz Şiirleri, Gizemli Şiirler, Zaman Şiirleri, Söylen Şiirleri, Ayna Şiirleri, Hüzün ki En Çok Yakışandır Bize, Gülün Ustası Yoktur, Erguvan Şiirler, Çöl Şiirleri, Akşam Şiirleri, Yolculuk Şiirleri, Hurufi Şiirler, Büyü’sün Yaz.

MAVİCİLER (MAVİ AKIMI)

Garip akımına karşı bir duruş sergilemeleri ve yenilikçi şiiri savunmaları, onları “Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir” akımına dâhil eder. Atilla İlhan’ın 1952 – 1956 yıllarında çıkardığı derginin adı olan “Mavi”nin etrafında toplanan Orhan Duru, Ferit Edgü gibi sanatçıların oluşturduğu bir edebi topluluktur.

Bu konuyla ilgili bulmaca sorularına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

"Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir" konusuyla ilgili bulmaca soruları

Bu konuyla ilgili online testlerimize bakabilirsiniz:

error messagebox
00:00

Bu testte 10 soru yer almaktadır.

Sorular soru havuzundan otomatik olarak gelmektedir.

Her testte farklı sorular da çıkabilmektedir.

Her soru 10 puandır.

Bir üye teste en fazla beş kere girebilir.

Toplam cevaplama süresi 10 dakikadır.

BAŞARILAR DİLERİM.

 

Ok işaretine tıklayarak teste başlayabiirsiniz.

Garipçiler: Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat Horozcu’nun oluşturduğu bir topluluktur. Onlara göre şiir, her yerde görülen basit şeyleri anlatmalıydı. Alaycı ve nükteciydiler. Aydınları bırakıp halka yöneldiler. Şiirde, ölçü, kafiye, bent gibi durumlar yok sayılmıştır. Serbest şiir egemen olmuştur.

Şairaneliğe kaçmadan, mecazsız yazdılar. Soyut temalar yerine ekmek derdi, günlük şeyler işlendi. “Konunun bayağısı yoktur, ancak işleyişte bayağılık vardır.” diye düşünürler. En çok görülen temalar: yaşama sevinci, tabiat sevgisi, çocukluğa dönüş, ölüm, insan sevgisi, aşktır.

1941 yılından sonra Türk şiirinde görülen ve öncülüğünü Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rifat üçlüsünün yaptığı edebiyat akımıdır. Bu üç şair, şiirde sürüp gitmekte olan aşırı duygusallığa, şairaneliğe, basmakalıp söyleyişe baş kaldıran şiirlerini toplayarak Garip adında bir kitap yayımladırlar.

Garip akımının (Birinci Yenicilerin) özellikleri:

  • Şiirde her türlü kurala ve belirli kalıplara karşı çıkmışlardır.
  • Şiirde ölçü, kafiye ve dörtlüğe karşı çıkmışlardır.
  • Şiirde şairaneliği, mecazlı söyleyiş ve sanatları kabul etmediler.
  • Süslü, sanatlı dile karşı çıkıp sade bir dil kullandılar.
  • Şiirde o güne kadar işlenmedik konuları ele aldılar.
  • Konuşma dili ile günlük sıradan konuları işlediler.
  • İşledikleri konular günlük hayattan sıradan insanların problemleri, yaşama sevinci ve hayattaki bazı garipliklerdir.
  • Halk deyişlerinden yararlanmışlar, toplumsal yergiye yer vermişlerdir.

Topluluğun Sanatçıları:

1. ORHAN VELİ KANIK  (1914 – 1950)

  • Türk şiirinde iki arkadaşıyla birlikte büyük bir atılım yapmış, yeni bir anlayışın öncüsü olmuştur.
  • 1941′te arkadaşlarıyla birlikte yayımladıkları Garip adlı şiir kitabı ve yazdığı önsöz, Türk şiirinde günden güne donmuş olan eski değerleri yıkmış, şiire başka bir açıdan bakılmasını sağlamıştır.
  • La Fontaine’den fabl çevirileri yapmıştır.
  • Şiire getirdiği ilkeler:
  • Ölçüye baş kaldırıp serbest yazmak,
  • Kafiyeyi şiir için gerekli görmekten vazgeçmek,
  • Şairane duyuları, parlak görüntüleri şiirden silmek,
  • Şiiri hayal gücünün kapalı duvarlarından kurtarıp gerçek hayata çıkarmak, yapmacıksız tabii bir söylentiyle, günlük yaşayış içinde halktan insanları yakalamak,
  • Her çeşit kelimeyi konuyu şiire sokmak, halk deyişlerinden yararlanmak ve toplumla ilgili yergiye yer vermektir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Garip, Vazgeçemediğim, Destan Gibi, Yenisi, Karşı
  • Nesirleri: Sanat ve Edebiyatımız, Bindiğimiz Dal

Rumelihisarı sahilinde bulunan Orhan Veli heykeli. Heykelde, elinde kitap tutan şaire bir martı eşlik etmektedir.

2. OKTAY RİFAT HOROZCU  (1914 – 1988)

  • Garip akımının temsilcilerindendir.
  • Başlangıçta, yeni bir hava içinde, güçlü aşk şiirleri; toplumcu sanat ilkesinden hareketle halk deyimi ve söyleyişlerinden masal ve tekerlemelerden faydalanarak başarılı taşlamalar; sosyal şiirler yazdı.
  • Perçemli Sokak adlı kitabıyla birlikte şiir anlayışında büyük değişiklik olmuş II. Yeni şiirine kaymıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler, Güzelleme, Karga İle Tilki, Aşk Merdiveni, Denize Doğru Konuşma, Dilsiz ve Çıplak, Koca Bir Yaz

3. MELİH CEVDET ANDAY (1915 – 2002)

  • Garip akımının temsilcilerindendir.
  • Şiirlerinde toplumsal gerçekliği inceler.
  • Daha sonra ilk şiirlerindeki romantizmden sıyrılarak duygulardan çok aklın egemenliğine, güzel günlerin özlemine bırakır.
  • Söz oyunlarında arınmış yalın bir dil vardır. Düz yazılarında ise yoğun bir düşünce, şiirsel, esprili, özlü bir dil vardır.
  • Fıkra, makale, gezi, roman, tiyatro ve şiir yazmıştır. Çevirilerde yapmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Garip, Rahatı Kaçan Ağaç, Telgrafname, Yanyana

 



Orhan Veli (soldan birinci), Garip akımının kurucusu olan diğer iki şair Oktay Rifat (soldan üçüncü) ve Melih Cevdet (soldan dördüncü) ile birlikte. Üçlünün yanındaki diğer isim Şinasi isimli bir arkadaşlarıdır.[74]

GARİPÇİLER (I. YENİLER)

1.Garipçiler (I.Yeniciler) adı verilen ve Türk şiirinde çığır açan bu topluluk 1940 sonrası oluşmuştur.
2.Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rıfat Horozcu’dan oluşur.
3.OMO şeklinde akrostiş metoduyla öğrenilebilir.
4.Şiirde ölçü ve uyağın kısıtlayıcı etkilerine son verip “serbest şiir” yazmayı seçmişlerdir.
5.“Şairane söyleyişler, mecazlar, benzetmeler”yerine “yalın ve içten bir söyleyişi” tercih etmişlerdir.
6.Günlük konuşma dilini “şiir dili” durumuna getirmişlerdir.
7.Şiiri söylev havasından kurtarmışlardır.
8.Şiirde, “parça güzelliğini değil, bütün güzelliğini” savunmuşlardır.
9.Dörtlük şiir anlayışını bırakmışlar ve mısra sonlarındaki ses benzerliklerine önem vermemişlerdir.
10.İnsandan kopuk, soyut temalara başkaldırmışlardır.
11.Şiirin konusunu zenginleştirmişlerdir.
12.Her türlü konuyu, sıradan insanları, sokağı yani “doğal yaşamı” şiire katmışlardır.
13.Sıradan insanlara, halk arasından seçilmiş kişilere yer verilmesi günlük dil ve sanatsız söyleyiş özelliğiyle uygunluk gösterir.
14.Halk şiirinin olanaklarından ve Batı’nın sürrealizminden (gerçeküstücülük) yararlanmışlardır.
15.Açık ve anlaşılır şiirle Türk edebiyatına yeni bir soluk ve canlılık getirmişlerdir.
16.Duygu ve düşüncenin aktarımını engelleyen donuk kalıpları kırıp, insanlara yaşama sevinci getiren yeni bir içerik oluşturmuşlardır.
17.Üç şair, şiirlerini “garip” adlı bir kitapta (1941) topladıkları için “Garipçiler” diye anılırlar.
18.Bu kitabın önsözü bir “bildirge” niteliği taşır.

ORHAN VELİ KANIK (1914–1950)
1.Garipçilerin genel özellikleri geçerlidir.
2.Edebi sanatlara yer vermez.
3.Nükteli bir söyleyişi vardır.
4.Doğa betimlemelerine başvurur.
5.Ölçü ve uyağa önem vermez.
6.Toplumsal sorunlara değinir.
7.Şiiri birtakım kalıp ve klişelerden, benzetmelerden, şairanelikten kurtarmıştır.
8.Yalın, gündelik bir dil kullanmıştır.
9.Gündelik hayatı şiirin çıkış noktası yapmıştır.
10.Kimi şiirlerinde bir alay sezilir.
11.Her türlü sözcüğün şiire girebileceğini göstermiştir.
12.Meşhur şiirleri: Cımbızlı Şiir, Anlatamıyorum, İstanbul’u Dinliyorum, Dalgacı Mahmut,
Kitabe-i Seng-i Mezar, Bizim Gibi, Galata Köprüsü, Kapalı Çarşı
13.Garip kitabını üçü birlikte çıkarmıştır.
14.Şiir kitapları: Vazgeçemediğim, Destan Gibi, Yenisi, Karşı Düzyazı: Denize Doğru
15.La Fontaine’in Masalları, Nasrettin Hoca Fıkraları (72 fıkrayı nazma çekip yazmış)

MELİH CEVDET ANDAY
1.Toplumcu şiirler yazmıştır.
2.Şiirlerinde romantik unsurlara yer vermez.
3.Sosyal temaları işlemiştir.
4.Şiir, deneme, roman ve tiyatro yazmıştır.
5.Romanları: Aylaklar, Gizli Emir Tiyatroları: Mikadon’un Çöpleri, İçeridekiler
6.Şiir kitapları: Rahatı Kaçan Ağaç, Göçebe Denizin Üstünde, Kolları Bağlı Odysseus

OKTAY RIFAT HOROZCU
1.Önce toplumcu bir şair olmuştur.
2.Sonra gerçeküstücülüğe geçmiştir.
3.İkinci Yeni çizgisinde yer almıştır.
4.Şiir kitapları: Perçemli Sokak, Güzelleme, Elleri Var Özgürlüğün Tiyatro: Çil Horoz

Şiire 1. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele yıllarında başlayan, Mütareke yıllarında şöhret kazanan Beş  Hececiler, Anadolu’yu ve vasat insan tipini şiire soktular. Memleket sevgisi, yurt güzellikleri, kahramanlık ve  yiğitlik, işledikleri başlıca konulardır.

Hecenin bu beş şairi millî edebiyat akımından etkilenmiş  ve aruzu bırakarak şiirlerinde heceyi kullanmaya  başlamışlardır. Bunda da oldukça başarılı olmuşlardır. Özellikle Ziya Gökalp’ ten etkilenerek Milli edebiyat akımına yönelmişlerdir.

Beş Hececiler’in Genel Özellikleri

  • Hecenin beş şairi adıyla da anılan bu sanatçılar milli  edebiyat akımından etkilenmiş ve şiirlerinde hece veznini kullanmışlardır.
  • Şiirde sade ve özentisiz olmayı ve süsten uzak olmayı tercih etmişlerdir.
  • Beş hececiler şiire birinci dünya savaşı ve milli mücadele döneminde başlamışlardır.
  • Beş hececiler ilk şiirlerinde aruz veznini kullanmışlar daha sonra heceye geçmişlerdir.
  • Şiirde memleket sevgisi, yurdun güzellikleri, kahramanlıklar ve yiğitlik gibi temaları işlemişlerdir.
  • Hece vezni ile serbest müstezat yazmayı da denediler.
  • Mısra kümelerinde dörtlük esasına bağlı kalmadılar yeni yeni biçimler aradılar.
  • Nesir cümlesini şiire aktardılar ve düzyazıdaki söz  dizimini şiirlerde de görülmesi beş hececiler de çok rastlanan bir özelliktir.

Bu topluluğun sanatçıları şunlardır:

1. HALİT FAHRİ OZANSOY (1891 – 1971)

  • Aruzla şiire başlamış sonraları heceyle şiirler yazmış ve Beş Hececiler’e katılmıştır.
  • Bir öğretmen olan şair, şiirlerinde aşk, ölüm, hüzün konularını sıkça işlemiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Cenk Duyguları, Rüya, Efsaneler
  • Tiyatro: Sönen Kandiller (Manzum)
  • Roman: Sulara Giden Köprü
  • Anı: Edebiyatçılar Geçiyor

2. ENİS BEHİÇ KORYÜREK (1892 – 1949)

  • Şiire arzula başlamış Ziya Gökalp’ in etkisiyle heceyi kullanmaya başlamıştır.
  • “Gemiciler” şiiri başta olmak üzere, Türk denizciliğiyle ilgili şiirleriyle tanınmıştır.
  • Son yıllarında tasavvufi şiirler de yazmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Miras, Güneşin Ölümü, Varidat-ı Süleyman (Tasavvufi)

3. YUSUF ZİYA ORTAÇ (1895 – 1967)

  • Hem heceyle hem de aruzla şiirler yazmıştır.
  • Türk edebiyatının önemli mizah yazarlarındandır.  Akbaba adlı  mizah dergisini çıkarmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Akından Akına, Cenk Ufukları, Yanardağ, Kuş Cıvıltıları (Çocuk Şiirleri)
  • Anı: Portreler, Bizim Yokuş (Gazetecilik Anıları)
  • Roman: Göç, Uç Katlı Ev
  • Fıkra: Beşik, Ocak, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
  • Gezi Yazısı: Göz Ucuyla Avrupa

4. ORHAN SEYFİ ORHON (1890 – 1972)

  • Şiire aruzla başlamış sonraları heceyle yazmaya  başlamıştır.  Hece ölçüsüyle gazel biçiminde şiirler de yazmıştır.
  • “Peri Kızı ile Çoban Hikâyesi” adlı manzum masalıyla  sevilmiştir. Mizah çalışmaları da vardır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Fırtına ve Kar, Peri Kızı ile Çoban Hikâyesi, Gönülden Sesler
  • Mizah-Hiciv Hikâyeleri: Asri Kerem, Düğün Gecesi
  • Makaleleri: Dün-Bugün-Yarın
  • Fıkra: Kulaktan Kulağa

5. FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL (1898 – 1973)

  • Aruz ölçüsüyle yazdığı ilk şiirlerden sonra daha çok heceyi kullanmaya başlamıştır.
  • Aruzu tamamıyla terk etmeyen şair her iki vezni de ustaca kullanmıştır.
  • “Sanat” adlı şiiriyle “memleketçi edebiyat” anlayışının öncülüğünü yapmıştır.
  • Hem bireysel duygularını hem de memleket konularını şiirlerinde işlemiştir.
  • Düş ile gerçeği kaynaştırdığı epik ve lirik özellikteki şiirler yazmıştır.
  • Realist-romantik özellikler taşır.
  • “Han Duvarları” şiiriyle sevilmiş bir şairdir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Dinle Neyden. Şarkın Sultanları, Çoban Çeşmesi,  Sudaki Halkalar,  Han Duvarları, Zindan Duvarları, Akıncı Türküleri…
  • Tiyatro: Canavar, Akın, Özyurt, Kahraman, Yayla Kartalı… (Çoğu manzumdur)
  • Roman: Yıldız Yağmuru, Ayşe’nin Doktoru

 

1950’lerde “Hisar” dergisi etrafında toplanan Munis Faik Ozansoy, İlhan Geçer, Mehmet Çınarlı, Gültekin Samanoğlu, Mustafa Necati Karaer, Yavuz Bülent Bakiler gibi sanatçıların oluşturduğu edebi topluluktur.

Hisarcılar’ın Özellikleri:

  • İlk sayısı 1950’de yayımlanan Hisar dergisi, iki ayrı dönemde yayın hayatını sürdürmüştür. 1950-1957 arasında yetmiş beş sayı; 1964-1980 arasında iki yüz iki sayı yayımlanmıştır.
  • Garipçilere ve İkinci Yeniciler’e tepki göstermişler ve milli duyguları manevi değerleri öne çıkaran bir edebiyattan yana olmuşlardır.
  • Ölçü, uyak gibi klâsik edebiyat öğelerini kullanarak, aşk, doğa ve vatan sevgisi gibi konuları işlemişlerdir.
  • Sanatçının hiçbir ideolojinin sözcülüğünü yapmaması ve bağımsız olması gerektiğini savunmuşlardır.
  • Şiir güzelliğini korumak koşuluyla; aruzu, heceyi, serbest şiiri kullanmayı, şiiri nesre yaklaştırmayı uygun görmüşlerdir.

1. İLHAN GEÇER (1917 – 2004)

  • Daha çok duyguya yaslanan şiirler yazmıştır.
  • Şiirleri dışında eleştirileri de vardır.
  • Uzun yıllar Hisar dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yapmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Büyüyen Eller, Belki, Yeşil Çağ, Hüzzam Beste

2. MUNİS FAİK OZANSOY (1911 – 1975)

  • Hisar dergisi çevresine girerek burada başyazılar yazmıştır.
  • Bir duygu şairi olarak, Yahya Kemal Beyatlı ve Ahmet Hamdi Tanpınar’daki şiir zevkini yakalamaya çalışmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Büyük Mabedin Eşiğinde, Hayal Ettiğim Gibi, Yakarış, Bir Daha, Zaman Saati, Yakınma, Kaybolan Dünya, Düşündüğün Gibi

3. YAVUZ BÜLENT BAKİLER (1936 – …)

  • Geleneksel şiirimizin öz ve şekil özelliklerini kendi şiir potasında eriterek kişiliğine kavuşmuştur.
  • Şiirlerinde, Anadolu’ya, Anadolu insanına eğilmiş, onların sorunlarını yapıcı bir tavırla dile getirmiştir.
  • Sade ve rahat bir dili, aydınlık bir üslubu vardır.
  • Milli ve manevi değerlere bağlı kalmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Yalnızlık, Duvak, Seninle, Harman
  • Gezi Yazısı: Üsküp’ten Kosova’ya, Türkistan Türkistan

 

Cumhuriyet dönemi saf şiirini andırır. Tema yönünden onlardan ayrılır. Kaynağı halk şiiri olup genellikle vatan ve millet sevgisini işler. Memleketçi bir şiir anlayışı hâkimdir.

Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirin özellikleri:

  • Kurtuluş Savaşı’nın etkilerinin sürdüğü dönemde ortaya çıkmış, dünyadaki milliyetçilik akımından etkilenmiştir.
  • Milliyetçi bir yapısının olması nedeniyle Türk diline büyük önem verilmiştir.
  • Yabancı dillerin dil kuralları terk edilmiştir.
  • Yabancı sözcükler yerine mümkün olduğunda Türkçe karşılıkları kullanılmıştır.
  • Hece vezni kullanılmıştır.
  • Millî konulara yer verilmiştir, millî hisler ön plândadır.
  • Sözcükler ilk anlamlarıyla kullanılır.
  • Şiirlerde halk arasından seçilmiş sıradan insanlar vardır.
  • Şairler şiirlerini, Kültür Haftası, Hisar, Çınaraltı gibi dergilerde yayımlamışlardır.

Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirin tema ve içerik bakımından Halk şiiri ve Millî edebiyat dönemi şiiriyle benzer ve farklı özelliklere göre karşılaştıracak olursak;

  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirlerde genellikle bireysel nitelikli konular işlenmiş gibi görünse de aslında şairler bireysel olarak çıktıkları yolda milli ve yerli konuları ve manzaraları işlemişlerdir.
  • Halk şiiri ve Millî edebiyat dönemi şiirleriyle Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir benzer temalar etrafında şiirler yazılmıştır.
  • Şiirlerde hece ölçüsü ve ahenk unsurları başarıyla kullanılmıştır.
  • Şiirlerde hemen hemen aynı edebî sanatlar kullanılmıştır.
  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairler birer dergi etrafında kümelenmişlerdir.
  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairler, batı edebiyatçılarından diğerlerine göre daha fazla etkilenmişlerdir.

Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şairler ve Edebi Topluluklar

1. AHMET KUTSİ TECER (1901 – 1967)

  • “Neredesin?” şiiriyle tanınmış ve sevilmiştir.
  • Şair ve oyun yazarıdır.
  • Halk şiiri geleneğine bağlı bir şairidir; Âşık Veysel’i edebiyat dünyamıza o tanıtmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Şiirler
  • Oyunları: Koçyiğit Köroğlu, Köşebaşı.

2. ARİF NİHAT ASYA (1904 – 1975)

  • “Bayrak Şairi” olarak bilinir.
  • Hece ve aruzu kullandığı şiirlerin yanı sıra serbest şiirler de yazmıştır.
  • Dini ve millî duyguları, kahramanlıkları sade bir dille şiirleştirmiştir.
  • Rubai türünün son ustalarındandır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor, Kıbrıs Rubaileri, Köprü.
  • Mensur Şiir: Yastığımın Rüyası, Ayetler.
  • Düzyazı: Kanatlar ve Gagalar, Terazi Kendini Tartmaz.

3. KEMALETTİN KAMU (1901 – 1948)

  • Vatan sevgisini, aşk, gurbet ve doğa sevgisini işlediği şiirleriyle tanınır.
  • “Bingöl Çobanları” adlı pastoral şiiri oldukça ünlüdür.
  • Eserleri:
  • Şiir: Gurbet, Bingöl Çobanları

4. ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI (1904 – 1946)

  • Hece ölçüsüyle şiirler yazmıştır.
  • Anadolu’yu, tarihi, deniz güzelliklerini işlemiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Deniz Sarhoşları, Yayla Dumanı, Sarıkız Mermerleri

5. ORHAN ŞAİK GÖKYAY (1902 – 1994)

  • Önceleri âşık tarzına uygun, çoğunlukla ulusal konuları işleyen lirik şiirler yazdı.
  • 1940′lardan sonra edebiyat tarihi, folklor ve halk edebiyatı araştırmalarına yöneldi.
  • Eserleri:
  • Şiir: Bu Vatan Kimin?
  • Düzyazı: Dedem Korkut’un Kitabı, Kâtip Çelebi’den Seçmeler, Destursuz Bağa Girenler

6. ZEKİ ÖMER DEFNE (1903 – 1992)

  • Halk Edebiyatı geleneklerine bağlı ve hece ölçüsünde çağdaş şiirler yazdı.
  • Anadolu’yu şiirlerinin ana teması olarak aldı. Yurt güzellemeleriyle tanındı.
  • Eserleri:
  • Şiir: Denizden Çalınmış Ülke, Sessiz Nehir, Kardelenler

7. BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR (1908 – 1969)

  • Halk şiiri biçim özellikleriyle şiirler yazmıştır.
  • Atatürk’e ve cumhuriyete olan sevgisini anlatmıştır.
  • “Ankaralı Âşık Ömer” takma adıyla şiirler de yazmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Erciyes’ten Kopan Çığ, Burada Bir Kalp Çarpıyor, Benden İçeri

8. MİTHAT CEMAL KUNTAY (1885 – 1956)

  • Milli edebiyatçıların dil anlayışlarına uygun olarak hem heceyle hem de aruzla epik şiirler yazmıştır.
  • Şiirleri dışında önemli eseri ‘Üç İstanbul’ adlı romanıdır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Türk’ün Şehnamesi
  • Roman: Üç İstanbul

BEŞ HECECİLER

Milli Edebiyat döneminde ortaya çıkan “Beş Hececiler” de Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren edebi gruplar arasında sayılır. Halit Fahri Ozansoy, Enis Behiç Koryürek, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon ve Faruk Nafiz Çamlıbel’in oluşturduğu bu grubun kaynağı halk şiiri olup genellikle vatan ve millet sevgisini işlerler. Bu akımda Memleketçi bir şiir anlayışı hâkimdir.

Ayrıca Bkz. Beş Hececiler

HİSARCILAR

1950’lerde “Hisar” dergisi etrafında toplanan Munis Faik Ozansoy, İlhan Geçer, Mehmet Çınarlı, Gültekin Samanoğlu, Mustafa Necati Karaer, Yavuz Bülent Bakiler gibi sanatçıların oluşturduğu edebi topluluktur. Hisarcılar da “Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir” akımından sayılır.

-----

Üyelerimiz Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir konulu bulmacayı aşağıdaki linkten online olarak çözebilirler:

{reg}

MİLLİ EDEBİYAT ZEVK VE ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞİİR ONLİNE BULMACA

{/reg}