REKLAM

1. Temellendirme, ileri sürülen bir sav için dayanak, gerekçe bulma işlemidir.

Bu tanıma göre, aşağıdaki yargılardan hangisi temellendirilmiştir?

A)    Çocuklar sevgi ister.

B)    Dershaneler, eğitim sisteminin ayrılmaz bir parçası oldu.

C)    Arabayı dikkatli kullanmalısın.

D)    Dersleri iyi dinlediğinden sınavı kazandı.

E)    Bu yaz çok sıcak geçti.


2. Sofistler doğa konusundan çok insana ve topluma yönelmişlerdir. Ama yine de mutlak ve değişmez olan ile "değişen" arasındaki ilişkiye bakmışlardır. Temel olarak bilginin kuşaktan kuşağa, toplumdan topluma ve insandan insana değiştiğini söylemişlerdir.

Buna göre, Sofistler'in bilgi anlayışı için, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A)    Bilgi anlayışları rölativdir.

B)    Felsefi düşünceleri dogmatiktir.

C)    Ana varlık sorununu konu edinmişlerdir.

D)    Nesnel bilgilerin olduğunu savunmuşlardır.

E)    Bilginin kaynağı olarak sezgiyi kabul etmişlerdir.

 

 


3. Platon, Aristoteles, Farabi, Hegel gibi düşünürlere göre insan bilgisinin sınırları yoktur. Başka bir deyişle, insan sahip olduğu bilgi yetileri aracılığıyla hem doğal ve fiziksel dünya hem de metafizik olarak nitelendirilen Tanrı, ruh gibi konular hakkında bilgi edinebilir.

Bu düşünürlerin yaklaşımında, aşağıdakilerden hangisine karşı çıkıldığı söylenebilir?

A)    Doğruluğundan şüphe edilmeyecek bilgilerin olduğuna

B)    Duyuların verdiği bilgilerin insanı yanıltabildiğine

C)    Bilginin alanında yalnız duyumlanabilir varlıkların bulunduğuna

D)    Bilginin kaynağında aklın yer aldığına

E)    İnsanın her tür problemi felsefi olarak inceleyebildiğine



4. Descartes, deneyin sadece bilimsel ayrıntılar için geçerli olduğunu, doğa felsefesinin genel ilkelerinin ise tek başına akıl yürütme ile kurulabileceğini öne sürmekteydi. Doğanın sınırlarının araştırılmasında aklın gücüne inanmaktaydı.

Buna göre, Descartes'ın bilgi anlayışı, aşağıdaki akımlardan hangisine uygun düşer?

A)    Deney verilerinin akılla temellendirilmesini savunan kritisizme

B)    Bilginin kaynağının yalnızca deney olduğunu öne süren empirizme

C)    Yalnızca fenomenlerin bilinebileceğini savunan pozitivizme

D)    Doğru bilginin akla dayanarak elde edileceğini savunan rasyonalizme

E)    Bilginin ölçütünün fayda olduğunu savunan pragmatizme



5. İlkçağ düşünürlerinden Pythagoras, evrendeki düzenin matematiksel orantılarla sağlandığını savunur. Bu nedenle, matematik ve müzik arasında bir uyum kurmaya çabalamış olan Pythagoras, ses perdesi ile tel uzunluğu arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmıştır. Onun ardından, bilim, sanat ve matematik çalışmalarında öncü olan Pythagorasçılar, matematiği hemen her şeye uyarlayarak sayılar hakkında geniş bilgi edinmişlerdir.

Parçaya dayanarak, Pythagorasçı düşünce ile ilgili, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A)    Matematiğin insanı düşürebileceği yanılgıları gösterir.

B)    Varlığın sırlarını sayılar arasındaki uyum ile çözmeye çalışır.

C)    Evrene ilişkin bilgileri yalnız olgusal yoldan elde etmeye önem verir.

D)    Şüpheyi,doğrulara ulaşmada yöntem olarak kullanır.

E)    İnsan aklının evreni anlayabilecek yeterlilikte olmadığını kabul eder.



6. Platon'un dünyası somut nesnelerden değil matematiksel nesnelerden oluşur. Bu dünyaya fiziksel yoldan değil akıl yoluyla ulaşabiliriz.

Buna göre, Platon'un aşağıdakilerden hangisini savunması beklenir?

A)    Gerçeğin bilgisine ulaşılamaz.

B)    Bilginin kaynağı duyumdur, deneyden gelmeyen bilgi yoktur.

C)    İnsan zihni başlangıçta boş bir sayfa gibidir.

D)    Gerçek bilgi ancak zihinsel etkinlikle elde edilir.

E)    Bilmek için inanmak gerekir.



7. Hegel'e göre, hiç deneye başvurmadan sadece düşünce ile kesin bilgiye ulaşılabilir. Çünkü suje ve obje, aynı aklın değişik biçimleridir. Objenin kendisi de suje gibi ussaldır. Her ussal olan da gerçektir.

Buna göre, aşağıdaki yargılardan hangisi Hegel'in görünüşünü destekler niteliktedir?

A)    Gerçeği bilmek mümkün değildir, bu nedenle yargıdan kaçınmak gerekir.

B)    Bilgiye, deneylerimizi akıl süzgecinden geçirerek ulaşabiliriz.

C)    Bilginin kaynağı akıldır ve bu bilgi genel geçerdir.

D)    Objenin bilgisine ancak sujelerden yola çıkarak ulaşılabilir.

E)    Genel - geçer doğru bilginin kaynağı deneydir.



8. Leibniz'e göre, akıl doğruları ve olgu doğruları diye iki çeşit doğru vardır. Akıl doğruları olgu doğrularından daha üstündür. Çünkü son çözümlemede, olgu doğruları akıl doğrularına indirgenebilir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A)    Bilginin kaynağı deneyimlerimizdir.

B)    Akıl, bilginin temelini oluşturur.

C)    Sezgi ile her türlü bilgiye ulaşabiliriz.

D)    Akıl doğruları, olgu doğrularına indirgenebilir.

E)    Hem akıl hem deneyim bilginin kaynağıdır.



9. Demokritos'a göre renkleri görmemiz, sesleri işitmemiz, sıcaklığı duyumlamamız, tatlıyı, acıyı tatmamız ancak bir duyu yanılsamasıdır; bir "karanlık" bilgidir. Duyular asıl gerçeği, yani nesnelerin bölünemeyen son parçalarını bilebilecek kadar keskin değildirler, bunu ancak düşünen akıl yapabilir.

Aşağıdaki yargılardan hangisi, Demokritos'un bu görüşüyle uyuşmaz?

A)    Duyular bölünemeyen son parçacıkların bilgisini verecek güçte değildir.

B)    Nesnelerin gerçek bilgisine, ancak akıl yoluyla ulaşılabilir.

C)    Sıcaklık, soğukluk, renk ve ses gibi duyumlar algılayan kişiye bağlıdır.

D)    Duyusal bilgi olmaksızın, aklın asıl gerçeği bilmesi olanaksızdır.

E)    Duyumlama aslında bir yanılsamadır.



10. İnsan zihni, doğuştan beyaz bir kağıt ya da boş bir levhaya benzer. Bu boş levha üzerine, işaretler, yaşantılardan sonra yazılır.

Bu parçada, aşağıdaki yargıların hangisi temellendirilmiştir?

A)    Doğru bilgi geniş kapsamlı bir açıklamadır.

B)    Deney, tüm bilgilerimizin kaynağıdır.

C)    Kesin bilgiye ulaşmanın yolu şüphedir.

D)    Deney ve akla uygun bilgi değerlidir.

E)    Gerçek bilgi değişmez olanın bilgisidir.



11. "Görmekle renklerin ve ışınların derece ve türleri hakkında bilgi sahibi olunur. Dokunma ile cisimlerin sertliği, katılığı, koklama ile de kokuları algılanır. Bu özelliklerin birkaçının bir araya geti-rilmesi ile kavramların isimleri oluşur. Duyumlar, bireylerin algılamalarına göre sevgi, nefret haz, acı gibi duygular meydana getirir."

Yukarıdaki paragrafta anlatılmak istenen yargı, aşağıdakilerden hangisidir?

A)    İnsan bilgileri doğuştan gelir.

B)    Bilgilerimizin kaynağı akıldır.

C)    Bilgimiz tamamen sezgi ve içsel yaşantılardan doğar.

D)    Bilgi objektiflik ve kişilere göre farklı anlamlar taşımaz.

E)    İnsan bilgisinin kaynağı duyumlardır.



12. Hume'a göre nedensellik, bir alışkanlık duygusundan başka bir şey değildir. O, "Biz her zaman ateşle birlikte ısı görürsek, sonunda ateşi gördüğümüzde, ısının ateşin bir sonucu olduğu sanısına kapılırız. Nasıl ki bilardo taşına değecek diğer bilardo taşının bu taşı hangi yöne iteceğini bilemezsem, tıpkı bunun gibi hangi olayın ne gibi bir sonucu doğuracağını da bilemem" demektedir.

Hume bu görüşünde, aşağıdakilerden hangisini savunmaktadır?

A)    Nedensellik, alışkanlıkların kazandırdığı bir ilkedir.

B)    İnsanlar yaşam koşullarını inanca göre düzenlerler.

C)    Her bilgi gerçeğin doğru bir yansımasıdır.

D)    İnsanlar yaşam koşullarında özgür eylemlerde bulunurlar.

E)    Nedenselliğin insan düşüncesine kazandırdığı hiçbir şey yoktur.

 

{slidetoggle=CEVAPLAR:}

1.D

2.A

3.C

4.D

5.B

6.D

7.C

8.B

9.D

10.B

11.E

12.A

{/slidetoggle}

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile