REKLAM

 

FİİLİMSİ (EYLEMSİ)

Fiilimsiler, fiil kök ve gövdelerine getirilen çeşitli eklerle türetilen, fiil anlamlarını korumakla birlikte cümlede isim, sıfat ya da zarf olarak kullanılan sözcüklerdir. Bunlar için aynı anda hem fiil hem de isim, sıfat, zarf niteliği gösteren sözcüklerdir demek doğru olur. Fiil niteliği göstermeleri kılış, durum, oluş bildirmelerinden; olumlu ve olumsuz şekilleri yapılabilmelerinden; isim, sıfat, zarf niteliği göstermeleri ise bu tür isim soylu sözlerle aynı görevlerde kullanılabilmelerinden ve isim soylu sözcüklerin aldıkları ekleri alabilmelerinden kaynaklanır. Fiilimsileri diğer fiillerden ayıran özellik, fiilimsilerin herhangi bir kipte çekimlenmemiş olmalarıdır. Fiilimsiler, cümlede isim, sıfat ve zarf görevinde kullanılan çekimsiz fiillerdir.

 

Fiilimsiler üç başlık altında toplanır:

1. İsim-fiil (ad-eylem)

2. Sıfat-fiil (ortaç)

3. Zarf-fiil (ulaç, bağ-fiil)

 

Şimdi de bunları inceleyelim.

 

İSİM-FİİL (AD-EYLEM)

Fiillere getirilen "-ma, -me, -mak, -mek, -iş, -iş, -uş, -üş" ekleriyle türetilen, cümlede isim görevinde kullanı­lan sözcüklerdir. İsim-fiiller; kılış, durum, oluş bildirmekle yani eylem anlamlarını korumakla birlikte cümlede diğer isimler gibi, isim çekim eklerini alabilir; özne, nesne, dolaylı tümleç görevlerinde kullanılabilir. Yani bunlar, bir yanıyla fiil bir yanıyla da isim olan sözcüklerdir.

>► Amacı, işini bitirmek değil, seni oyalamaktır.

> Öğrenmek istediğim çok şey var.

> Adamın buradan karşıya geçmesi, hiç de kolay olmayacak. >► Birazdan hava iyice soğur, kar yağmaya başlar.

> Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.

> Dalgıç adayları dalış sıralarını beklerken sabırsızlanıyorlardı.

 

UYARI

İsim fiillerin olumsuzları "-ma, -me" ile yapılırken asıl isimlerin böyle bir özelliği yoktur:

İsim-fiil isim

sevmek —► sevmemek evi —► evmesi (olmaz)

korkması —► korkmaması tuz —► tuzma (olmaz)

 

İSİM-FİİLLERLE İLGİLİ ÖZEL DURUMLAR

1. "-ma, -me, -ış, -iş, -uş, -üş" ekleriyle türetilen isim-fiiller diğer isimler gibi hâl, iyelik ve çoğul eklerini alabilir:

>► Beni görmesi için daha ne yapabilirim?

iyelik eki

> Anlatmaya devam edeceğim.

hâl eki

>► Bu susuşlar, biten bir aşkın ilanıdır.

çoğul eki

2. İsim-fiil eki olan "-ma, -me", olumsuzluk ekiyle karıştırılmamalıdır:

>► Anlayamadığın konuları bana sormanı beklerdim.

olumsuzluk eki isim-fiil eki

> Bana bir daha böyle zor sorular sorma.

olumsuzluk eki

3. Bir sözcükte hem olumsuzluk eki hem de isim-fiil eki olan "-ma, -me" varsa ilk ek, olumsuzluk; ikinci ek, isim-fiil ekidir:

>* Bir süre sonra beni dinle - me - me - ye başladı.

olumsuzluk eki isim-fiil eki

4. İsim-fiil ekleriyle türeyen kimi sözcüklerde fiil anlamı tamamen yiter; bu sözcükler, fiilimsi niteliğini kaybe­derek varlık, kavram ve durumların kalıcı isimlerine dönüşür. Dolayısıyla bu sözcüklerin olumsuzları yapı­lamaz.

>► Bunları yemek zorunda mıyım?

Bu cümledeki "yemek" sözcüğü, olumsuzu yapılabilen, eylem anlamını koruyan bir isim-fiildir: "Şu güzelim pastaları yememek, bana göre değil."

>► Benim yemek seçmek gibi kötü bir alışkanlığım yok.

Bu cümledeki "yemek" sözcüğü isim-fiil ekiyle türemesine karşın fiilimsi niteliğini kaybederek varlığın kalıcı ismine dönüşmüştür. Dolayısıyla bu sözcüğün olumsuzu yapılamaz.

Aşağıdaki cümlelerde de benzer durumlar söz konusudur:

Ø Kazmaları kürekleri yüklenmiş, nereye gidiyorsunuz?

> Annem, kasaptan yarım kilo kıyma almamı istedi.

> Şu çakmak beş para etmez.

> Ona bu konudaki görüşlerimi açık açık söyledim.

 

5. İsim-fiil eklerini alan kimi sözcükler sıfat görevinde kullanılabilir:

Babadan kalma bu meslek artık para kazandırmıyor.

Sıfat isim

> Toz şeker mi istersiniz, kesme şeker mi?

sıfat isim

> Takma isim kullanan birçok yazar biliyorum.

sıfat isim

6. İsim-fiiller isim soylu sözcükler gibi ek fiil alarak yüklem görevinde kullanılabilir:

> O günlerde istediğim tek şey, uyu - mak - .

isim-fiil eki ek fiil

 

SIFAT-FİİLLER (ORTAÇ)

Fillere getirilen "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" ekleriyle türetilip sıfat görevinde kullanılan sözcüklerdir. Sıfat-fiiller, eylem anlamlarını koruyan; kılış, durum, oluş bildiren, "-ma, -me" ekleriyle olumsuzu yapılabilen sıfatlardır. Yani bunlar, bir yanıyla fiil bir yanıyla da sıfat olan sözcüklerdir:

- Çalışan öğrenci, başarılı olur.

İnleyen nağmeler, ruhumu sardı.

Öpülesi elleri var, o kişilerin.

Yıkılası dünya demekle dünya yıkılmaz.

Bulunmaz fırsatlar yakaladım da aldırış etmedim.

Görünmez kaza diye buna derler.

Emeğimi karşılar bir ücret vereceksin.

Kabul edilebilir gerekçeler ileri sürmediniz.

Sorularımı geçiştiriyor, bildik cevaplar veriyordu.

Bir iş bulmak için çalmadık kapı bırakmadım.

İçinizde, sorumu yanıtlayacak biri yok mu?

Direnecek gücünüz yoksa da biraz sabredin.

Bugün kalıplaşmış söz öbeklerini inceleyeceğiz.

Yenilmiş ordular gibiyiz hepimiz.

SIFAT-FİİLLERLE İLGİLİ ÖZEL DURUMLAR

1. Fiillerden türeyen bütün sıfatları sıfat-fiil olarak değerlendirmek yanlıştır. Bir sözcüğün sıfat-fiil olabilmesi için sıfat-fiil eklerini alması ve çekimli fiillerde olduğu gibi olumsuzunun yapılabilmesi gerekir. Söz gelimi "Utangaç kişilerin topluma uyum sağlaması zor olabilir." cümlesindeki "utangaç" sözcüğü "utan- " fiilinden "-gaç" ekiyle türetilmiş bir niteleme sıfatıdır, "-gaç" şeklinde bir sıfat-fiil eki olmadığı gibi bu söcüğün olumsuzu da "utanmagaç" şeklinde yapılamaz. Yani bu sözcük sıfattır ama fiil değildir. Oysa aynı sözcükten türeyen "utanan" sözcüğü "-an" sıfat-fiil ekiyle türetilmiş, olumsuzu da "utanmayan" şeklinde yapılabilen, hem sıfat hem de fiil olma niteliklerini üzerinde taşıyan bir sıfat-fiildir.

2. Bazı sıfat-fiil ekleriyle kip ekleri aynı seslerden oluşur. Dolayısıyla bu ekleri almış sözcüklerin hangi görevde kullanıldığı ancak cümlenin bağlamından anlaşılır. Sıfat-fiil ekini almış sözcükler cümlede sıfat görevinde kullanılırken kip ekini almış sözcükler çekimli fiil olarak kullanılır. Kip ekleri çekim, fiilimsi ekleri yapım ekidir:

 

sıfat-fiil eki

> Dünkü maçta unutulmayacak goller vardı.

sıfat isim

 

Bu maç hiçbir zaman unutulmayacak.

çekimli fiil

3. Diğer niteleme sıfatlarının adlaşması gibi sıfat-fiiller de adlaşabilir.

>Mevlâm sabırlar versin, yârinden ayrılmışa.

ayrılmış kişiye

> Konuyu anlayanlar, anlamayanlara anlatsın.

anlayan öğrenciler anlamayan öğrencilere

 

4. Sıfat-fiil ekini almış kimi sözcüklerde fiil anlamı tamamen kaybolur. Bu sözcükler fiilimsi niteliğini yitirerek varlıkların kalıcı isimlerine dönüşür:

> Bu çağlayan, insana müthiş bir huzur veriyor.

> O yazarın bütün romanlarını okudum.

> Çekecek kullanmadan ayakkabını giyemiyor musun?

 

5. "-dik" ve "-ecek" sıfat-fiil ekleri, çoğunlukla iyelik eklerini almış biçimleriyle kullanılır. Sözcüklerin bu ek­leri alması, onların sıfat-fiil olma niteliklerini değiştirmez.

> Bekle - diğ - iniz misafir daha gelmedi mi?

Aç - tığ - ımız dava yakında sonuçlanacak.

Onun söyle - diğ - i hiçbir şeye inanmıyorum.

 

> Karşılaş - acağ - ım güçlüklerin farkındayım.

>► Senin öner - eceğ - in ücret, benim karnımı doyurmaz.

Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi "-dik" ve "-ecek" sıfat-fiil eklerine ünlüyle başlayan iyelik ekleri­nin getirilmesi, bu eklerin sonundaki "k" sesinin yumuşayarak "ye dönüşmesine neden olmuştur.

 

6. "-dik" ve "-ecek" ekleriyle türeyip iyelik ekini almış kimi sıfat-fiiller, cümledeki özel kullanımlarından ötü­rü sıfat olma niteliklerini tamamen kaybederek birer isim-fiil gibi kullanılabilir.

> Onun bu konuyu iyi bildiğinden eminim.

> Başımıza taş yağmadığına şükretmemiz lazım.

> Senin ne düşündüğün, umurumda değil.

> Bana ödevlerini yaptığını söylemişti.

> Onun yanındayken mutlu olacağımı düşünüyorsan yanılıyorsun.

> Öyle boş boş konuşacağına bize yardım et.

>► Kardeşimin ansızın gideceğinden benim de haberim yoktu.

 

ÖRNEK SORU (ÖYS 1998)

(I) Küçük bir parktı burası. (II) Şehrin yüksek tepelerinden birindeydi. (III) Yeni yapılmıştı. (IV) Küçük çamlar, çiçek öbekleri, çimenler, daracık yollar... (V) Belediyeye ait, üzerinde numaralar bulunan kanepeler...

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde sıfat-fiil vardır?

A) I. B) II. C) III. D) IV E) V.

ÇÖZÜM

"Belediyeye ait, üzerinde numaralar bulunan kanepeler..." cümlesindeki "bulunan" sözcüğü, "bulun-" fii­linden "-an" ekiyle türetilmiş bir sıfat-fiildir.

Cevap E

 

ZARF-FİİL (BAĞ-FİİL)

Zarf-fiiller, kılış, durum, oluş bildirmekle yani fiil anlamlarını korumakla birlikte cümlede fiilin zamanını, duru­munu vb. belirterek zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Yani bunlar, bir yanıyla fiil bir yanıyla da zarf olan söz­cüklerdir. Zarf-fiiller, daha çok şu eklerle yapılır:

-a ... -a —► Adam, söylene söylene dışarı çıktı.

-arak —► Gözlerimin içine bakarak konuş.

-ıp —► Bu dağları aşıp kasabaya ulaşmamamız gerekiyordu.

-ınca —► Göz görmeyince gönül katlanır.

-alı —► Ondan ayrılalı beş yıl olmuştu.

-ken —► Hızlı hızlı gidiyorken aniden durdu.

-madan —► Söylemek istediklerinizi çekinmeden söyleyebilirsiniz.

-maksızın —► Konuşulanlara aldırmaksızın yollarına devam ettiler.

-makla —► El etek öpmekle kendinizi affettiremezsiniz.

-asıyla —► Onun odaya girmesiyle herkesin içine bir korku düştü.

-dıkça —► Babamı dinledikçe hatamı daha iyi anlıyordum.

-ırcasına —► Yağmur, bardaktan boşanırcasına yağıyordu.

-mışçasına —► Zavallı, böylesini görmemişçesine bakıyordu.

-(ı)yormuşçasına —► Anlatılanları alıyormuşçasına kafasını salladı.

-acakmışçasına —► Burada temelli kalacakmışçasına eşyalarını yerleştirmeye başladı.

-r (-ar, -ır) ... -maz —► Yüzüme bakar bakmaz gülmeye başladı.

-dığında —► Sen geldiğinde ben burada olmayacağım.

 

DİKKAT

"-dığında" ekinin farklı iyelik ekleriyle oluşturulmuş biçimleri de vardır: -dığımda, -dığımızda, -dığınızda, -dıklarında.

Yalnız kaldığımda seni arayabilir miyim?

 

DİKKAT

Ek fiillerle ilgili istisna bir durum "ken" ekiyle ilgilidir, "-ken" (iken) ek fiili, ne isim soylu sözcüklerin yüklem olmasını sağlar ne basit zamanlı fiilleri birleşik zamanlı yapar. Bu ek, eklendiği sözcüklerin zarf olmasını sağlar. Hem isim soy­lu sözcüklere hem de çekimli fiillere eklenebilen bu ek, isim soylu sözcükleri zaman zarfı, çekimli fiilleri ise zaman anlamı taşıyan zarf-fiil yapar.

"Dışarı çıkarken paltonu al." cümlesindeki "çıkarken" sözcüğü geniş zaman kipiyle çekimlenmiş "çık-" fi­iline "-ken" ekinin getirilmesiyle oluşturulmuş bir zarf-fiildir. Benzer durumlar aşağıdaki cümlelerde de söz konu­sudur:

| > Başlamışken bitirseydiniz keşke bu işi.

> Tam dışarı çıkacakken televizyonu kapatmadığını hatırladı.

> Karşıdan karşıya geçerken dikkatli olun.

"Gençken böyle düşünmüyordun." cümlesindeki "gençken" sözcüğü, isim soylu bir sözcüğe "-ken ek-fiilinin getirilmesiyle oluşturulmuş bir zaman zarfıdır. Bu sözcük fiilden türetilmediği için zarf-fiil değildir. Benzer du­rumlar aşağıdaki cümlelerde de söz konusudur:

> Ankara'dayken de sizi hiç unutmadım.

> Param varken böyle konuşmuyordun.

 

NOT:

Ek-fiilin bir istisna durumu da bildirme eki görevinde kullanımıdır. Ek-fiilin görevleri neydi? a) İsim soylu sözcükleri yüklem yapmak (Bu halılar çok değerlidir.) b) Birleşik zamanlı fiil yapmak. (biliyordu, biliyor idi ) Ek-fiil, bildirme eki görevinde olduğunda istisnai bir durumla karşılaşıyoruz. Bildirme eki olan “-dır” basit zamanlı fiillere gelse bile bu fiilleri birleşik zamanlı yapmaz. Örnek: O da bizi anlayacaktır. Anlatacaklarımı başkalarından duymuşsunuzdur.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile