REKLAM

Anlatımda Anlatıcının Tavrı
Hazırlık
Bu hikâyeyle verilmek istenen mesaj nedir?
CEVAP:
· Dünyaya herkes kendi penceresinden bakar.
· Olayları herkes kendi sahip olduğu değer yargılarına ve bakış açısına göre değerlendirir.
· Dünyayı olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz.
· Olayları herkes kendi ilgi, görüş, beceri ve sahip olduğu özelliklere göre yorumlar.
Anlatımın ve Anlatıcının Amacı
Hazırlık
Hikâyeye göre aslanın ve kedilerin amacı nedir?
CEVAP:
Aslanın ve kedilerin amacı aynıdır: Karınlarını doyurmak.
Amaçlarına neden ulaşamadıklarını tartışarak belirtiniz.
CEVAP:
Kediler, hiç çaba sarf etmedikleri ve tembellik ettikleri için amaçlarına ulaşamıyorlar. Aslan ise inancının gereği belki de kedilerin dualarının Allah tarafından kabul edilmesi için onlara bir fırsat tanımak amacıyla oradan uzaklaşıyor.

DEVAMI İÇİN TIKLAYIN

 

9. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi Konuları

10. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi Konuları

11. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi Konuları

12. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi Konuları

SANAT METİNLERİNİN AYIRICI ÖZELLİKLERİ

SANAT METİNLERİNİN AYIRICI ÖZELLİKLERİ

SANAT METİNLERİ

1.FABL

2. MASAL

3. HİKÂYE (ÖYKÜ)

4. ROMAN

5. TİYATRO (OYUN)

6. ŞİİR

SÖZLÜ ANLATIM

1. KONFERANS

2. AÇIK OTURUM

3. SEMPOZYUM

4. FORUM

5. MÜNAZARA

ÜNİTE DEĞERLENDİRMESİ

BİLİMSEL YAZILAR.

BİLİMSEL YAZILAR

 

------------------------------------

Bu konuların yer aldığı ders notlarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

12. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ NOTLARI

DİLLERİN SINIFLANDIRILMASI

A. YAPILARINA GÖRE DİLLER

Dünya dilleri, dili oluşturan sözcüklerin, eklerin, bu ekle­rin kuruluş ve işleyişleri gibi yapı bakımından gösterdik­leri benzerliklerine göre üç gruba ayrılır:

 

1. Tek Heceli Diller

Bu gruptaki dillerde, sözcükler bir heceden oluşmaktadır. Cümleyi meydana getiren sözcükler, ek almaz ve şekil değişikliğine uğramaz. Bu dillerde sözcüğün görevi cüm­le içinde sırasından ve vurgusundan anlaşıldığı için çok zengin bir vurgu ve tonlama sistemi vardır. Sözcük çeşit­leri özel seslerle ayırt edilmediği için aynı sözcük, yerine göre hem isim, hem sıfat, hem fiil, hem edat... olabilmek­tedir. Çince ve Tibetçe bu grubun tipik dillerindendir. Ba­zı Himalaya ve Afrika dilleriyle Endonezya dilleri ve Vietnam dili de bu gruba dahil edilir.

Bu dillerde birleşik sözcükleri oluşturan sözcüklerin bile biri diğerinden ayrı yazılır: "Vo yav kan şu." Çince bu cümle sözcük sözcük şöyle çevrilebilir: "Ben istemek bakmak kitap." Bu cümleyi Türkçe olarak söyleyecek olursak şöyle düzenleriz: "Ben kitap okumak istiyorum."

 

2. Eklemeli (Bitişken) Diller

Bu gruptaki dillerde tek veya çok heceli sözcük kökleriy­le ekler vardır. Bu dillerde, sözcük köklerinden yeni söz­cükler türetilirken veya sözcüklerin geçici durumları yapı­lırken sözcük köklerine ekler getirilir.

Türetme veya çekim sırasında kökte bir değişme olmaz. Köklerle ekler birbirinden kolaylıkla ayrılabilir. Anlam ve görev değişikliği yapan ekler sözcük sonuna getirildiği gi­bi sözcük başına getirilen ekler de vardır. Türkçemiz, bu grubun en belirgin örneğidir. Dilimizde ön ekler olmadığı hâlde sözcük sonuna getirilen eklerde bir zenginlik ve çeşitlilik vardır. Bu özelliğiyle dilimiz, sondan eklemeli bir dildir. "Moğolca, Mançuca, Tunguzca, Macarca, Fince ve Samoyetçe" bu grupta yer alan dillerdendir.

 

3. Çekimli (Bükümlü) Diller

Çekimli dillerde de sözcük kökleriyle ekler vardır. Fakat yeni sözcükler türetilirken veya çekim yapılırken sözcük kökünde değişiklikler olur. Hint-Avrupa dillerinde sözcük kökünde görülen değişiklik kökü tanınmayacak bir şekle sokabilir.

İngilizcedeki yasaklamak fiilinin forbid / forbade / forbidden; yapmak fiili­nin do / did / done; gitmek fiilinin go / went / gone;

Almancadaki atmak, fırlatmak fiilinin werfen / warf / ge­worfen şekillerine girmesi gibi.

Arapça gibi çekimli dillerin bazılarında ise kökteki ünlüler değişirken türetilen yeni sözcükle kök arasındaki ilgiyi ko­ruyan bir bağ, kendisini hissettirir. Çekimli dillerin tipik bir örneği olan Arapçada, sözcüğün çekirdeğini oluşturan ünsüzler değişmezken belli kalıplarla yeni sözcükler türe­tilir. Aynı kökten olan "hakim, mahkum, mahkeme, hükm" sözcüklerinde "h, k, m" ünsüzleri sabit kalırken ünlüler ve bazı gramer unsurları değişmektedir.

Devamı aşaığıdaki linktedir:
{quickdown:814}