REKLAM

ANLATIM BOZUKLUKLARI

Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması

Bu konuda herkesin fikir ve görüşünü almalısınız.

Hava sıcaklığı sıfırın altında eksi sekiz derece imiş.

Yirmi dakika geçmesine rağmen program henüz, hâlâ başlamadı.

Güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir.

Ben çok varlıklı, zengin biri değilim.

Neşeli, sağlıklı, şen bir görünüşü vardı.

Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılması

Şirketteki mevcut ikilik günden güne büyüyor.

Yaşanmış deneyimlerinden hareketle bu sonuca varıyor.

Millî maçın oynanacağı gün yaklaştıkça, ülkedeki heyecan gittikçe artıyor.

Yanına gidiniz, konuşarak derdinizi anlatınız.

Problemi çözmek için iki arkadaş üç saat süre ile uğraştılar.

Japonya’daki arkadaşıyla on yıl boyunca karşılıklı mektuplaştılar.

Az kalsın merdivenlerden düşeyazdı.

Çocukların davranış biçimlerinde gariplikler görüldü.

Limon fiyatlarındaki aşırı yükseliş, limonun dışarıya ihraç edilmesinden kaynaklanıyor.

 

Bir kelimenin yerine yanlış anlam verecek şekilde başka bir kelime kullanılması.

Bu iki sınıf arasındaki ayrıcalık tespit edilemedi.

Yeni kaydolan öğrencilerin bu kadar çekimser davranması normaldir.

Küçük kızın saçları hayli büyümüş.

Ormanda yetişen bir çam fidanını salonunuzdaki saksıya ekemezsiniz.

Son dakika içerisinde attığı golle takımının galip gelmesine yol açtı.

Başarısızlığını düzensiz çalışmasına borçludur.

Böyle hareketler ülkede demokrasinin işlememesini sağlayacaktır.

Buradan gidersek yakalanma şansımız nedir?

 

Birbiriyle çelişen sözlerin bir arada kullanılması.

Kesinlikle yarın gelebilirler.

Şüphesiz bu sözleri bütün öğrenciler duymuş olmalı.

Aşağı yukarı bundan tam yirmi yıl önceydi.

Sözünü ettiğiniz şairin herhâlde on altıncı asırda yaşadığını zannediyorum.

Eminim bu saatlerde eve gelmiş olmalı

Mutlaka bir gün çocukluk arkadaşlarını belki yine arayacak.

Eminim ki adam güç durumda olmasaydı belki parayı almazdı.

 

Eklerin yanlış kullanımı

Öğrencilerin başarısına ilgilenmek gerekir.

Bizi en çok sevindiren onun bu sınavı kazandığıdır.

Bazı yolcuların giriş işlemleri yapmaya başlandı.

Dünkü toplantıda Ali bize sınıf arkadaşlarını tanıştırdı.

Biricik arzumuz sınavı kazanmak ve iyi bir bölüme girmemizdir.

Bu çocuklar, fakir bir ülkenin, savaş nedeniyle kendileriyle ilgilenilmeyen, gerekli eğitimi alamayan çocuklardır.

Yazarlarımızın köy yaşantısına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır.

 

Özne-yüklem uyumsuzluğu, özne eksikliği

Herkes ondan nefret ediyor, yüzünü görmek istemiyordu.

Hiçbiri anlatılanlara inanmıyor, kendi fikrinden ısrar ediyordu.

Onun okula gelmesi şöyle dursun, eve bile gelmedi.

İçeri giren kişinin elleri bağlandı, soyuldu.

Testteki yanlışlar düzeltilerek bilgisayarda yeniden yazıldı.

 

Nesne-yüklem uyumsuzluğu: Nesne eksikliği

Bu konuda öğrenciler aralarında anlaşıp karar verecekler ve uygulayacaklar.

Söylenenlere hemen inanıyor ve her yerde savunuyordu.

Kendisine bütün sınıf adına teşekkür eder ve tebrik ederim.

Onlara niçin bu kadar yardım ediyor ve destekliyorsun?

Büyüklere gereken saygıyı göstermeli, incitmemeliyiz.

Bize yardım edeceklerine inanıyor ve bekliyoruz.

Kardeşimin olumsuz davranışlarına kızıyor, düzeltmesini istiyorum.

 

Tümleç yanlışları

Kayaya yaklaşıyor muyuz, yoksa uzaklaşıyor muyuz?

Öğrencileri, teşvik etmeli, yüreklendirmeli, destek olmalıyız.

Olanları böyle değerlendirmek, bu gözle bakmak gerekir.

Öğrencileri rahat edecekleri odalara yerleştirmiş, bütün imkânları sağlamıştı.

Duvarları kirletmek,yazı yazmak kesinlikle yasaktır.

Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, nasıl başa çıktı?

Birbirlerini çok iyi anlar, inanırlardı.

Mektubu okudu, hemen cevap yazmaya koyuldu.

Düşünme ve mantık hataları

Problemleri karşılıklı birlik ve anlayış içinde çözeceğiz.

Yiyecek bir lokma ekmeğimiz hatta yemeğimiz bile yok.

Bu yazıyı değil okumak, anlamak bile imkânsız.

Bölgeyi iyi tanımasına rağmen her yeri gezdi.

Yarının mutlu günlerine özlem duyuyorum.

 

Fiilin veya yardımcı fiilin yanlış kullanılması,  yüklem eksikliği

Ben ona ağabey, o da bana kardeşim derdi.

Bazı yiyecekler sağlı yerinde ve yaşlı olmayan kişilerce özellikle yenmelidir.

Kitap için kendisine verilen paranın eksik ve yeterli olmadığını söyledi.

Ekşiyi az, acıyı ise hiç sevmezdi.

Çorbaya biraz acı, biraz da tuz ve limon sıkılabilirdi.

Boyu kısa, bedeni de pek biçimli değildi.

Hangisinin başarılı, hangisinin başarılı olmadığını öğreneceğiz.

Çok az veya hiç çalışmadan çok para kazananlar var.

Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı okundu.

Olaydan büyük bir üzüntü duyduğunu, suçluların cezalandırılmasını istedi.

Annelerle paylaşılan acılar yarıya, sevinçlerse iki katına çıkar.

Sefayı sen; cefayı biz çekelim.

Tamlama yanlışları

Verilen cümledeki özne ve zarf tümlecini bulun.

Bu ülkeye teknik ve bilgi yardımında bulunulacak.

Pasta ve meyve suyu ikram edilecek.

Son derste belgisiz ve sayı sıfatlarını öğrendik.

Siyasî ve ekonomi ilişkileri çıkmaza girdi.

Bu bölge coğrafî ve iklim açısından ilgi çekici özelliklere sahiptir.

Kar yüzünden tüm özel ve devlet okulları tatil edildi.

Ülkemiz Bosna’ya askerî ve gıda yardımı yaptı.

Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi.

 

Kelimelerin yanlış yerde kullanılması

Yeni durağa gelmiştik ki otobüs de hemen geldi.

Bu toplantıda çekinmeden düşünceler dile getirilmeli.

Her yolda kalan insana yardım etmeliyiz.

İdare, henüz yarın ders yapılıp yapılmayacağını bildirmedi.

İzinsiz inşaata girilmez.

 

Birleşik cümlelerde yüklemler arasındaki uyumsuzluk

Her ne kadar iyi hazırlanılmışsa da istenilen sonucu alamadı.

Bir yıl boyunca devamlı çalışarak kazanıldı.

Her ne kadar şehir dışına taşınmışsa da beklenen huzur bulunamamıştı.

Deyimin yanlış kullanılması

Belediye, suyu akmayan halkın şikayetlerine göz yummuştu.

Gazetelere göz atarak dikkatlice inceledi.

AŞAĞIDAKİ CÜMLELERDE YER ALAN ANLATIM BOZUKLUKLARININ SEBEBİNİ BULUNUZ

Birçok konularda aynı görüşü paylaşıyorduk.

Aramada, kaçak doldurulan binlerce plak ve kasete el kondu.

Şirketlerimizle geziye gelenlerin ileride ve geride kalmalarını önlemeye çalışıyoruz.

Çatılar, bacaların üzerindeki leylek yuvalarına varıncaya kadar bembeyazdılar.

Birçoğu, sınav bitmeden önce sınavdan çıktılar.

Sözlerime dikkat edilseydi bu hataları yapmazdınız.

Söğüt, ne çocukluğumun ne de ilk gençliğimin ağaçlarından değildir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile