REKLAM

Deyimler Sözlüğü

Search for glossary terms (regular expression allowed)
Şununla başlayan Şunu içeren Mutlak ifade
Terim Tanım
Kabak (birinin) başına (başında) patlamak

Birçok kimsenin ilgili olduğu olaydan yalnızca bir kimse zararlı çıkmak; beklenmediği halde, bir işin zararlı sonucuna katlanmak.

Kabak tadı vermek

Bıktırmak, usanç vermek, tatsız olmaya başlamak. “Senin bu şakaların da artık kabak tadı vermeye başladı.”

Kabına sığmamak

Sevinç ve heyecanından taşkın hareketlerde bulunmak.

Kabir azabı çekmek

Çok sıkılmak, eziyet çekmek. “Kabir azabı çekmeye daha ne kadar devam edeceğiz?”

Kabuğuna çekilmek

Tek başına kalmak, dış dünya ile ilgisini kesmek, kimse ile görüşmemek. “Geçirdiği kazadan sonra iyice kabuğuna çekildi.”

Kafa dengi

Davranışları, anlayışları, dünya görüşleri birbirine uymuş kimselerden her biri. “Kafa dengi bir arkadaşa öylesine ihtiyacım var ki.”

Kafa patlatmak

Bir konu üzerinde pek çok düşünmek, zihin yormak. “Bu makine üzerinde az kafa yormamışsın, öyle karışık ki.”

Kafa tutmak

Karşı gelmek, direnmek, boyun eğmemek. “Her önüne gelene kafa tutmakla bir yere varacağını mı sanıyorsun?”

Kafadan atmak

Bir konu üzerinde inceleme yapmadan, rast gele konuşmak. “Derse hiç çalışmadığın belli, öyle kafadan atıyorsun ki…”

Kafadan kontak (sakat)

Düşüncesiz, delice işler yapan, aklı kıt. “Bırak şu elindeki baltayı, kafadan kontak mısın nesin?”

Kafası almamak

1. Anlayıp kavrayamamak. 2. Zihin yorgunluğundan ötürü anlayamaz olmak. 3. Olabileceğine inanmamak. “Boşuna nefes tüketme, kafası almaz onun.”

Kafası işlemek (çalışmak)

Bir konu üzerinde kavrayışı çok iyi olmak.

Kafası kazan (gibi) olmak, (veya kafası şişmek)

1. Zihni yorulmak. 2. Gürültülü, patırtılı şeyler dinlemekten rahatsız olmak, yorgunluk duymak. “Kesin artık şu makinenin sesini, kafam kazan gibi oldu.”

Kafası kızmak

Çok öfkelenip sinirlenmek. “Kafamı kızdırmadan çekip gidin buradan.”

Kafası yerinde olmamak

1. O anda kafası çok yorgun olmak. 2. Başka şeyler düşündüğünden, o anda konuşulana hemen intibak edememek. “Kusura bakmayın, ne söylediğinizi anlayamadım, kafam yerinde değildi de.”