REKLAM

1. Aşağıdakilerden hangisi tümüyle Anonim Halk edebiyatı ürünleridir?

A) İlahi - türkü - tekerleme

B) Ağıt - kaside - türkü

C) Mani - tekerleme - türkü

D) Koşma - ilahi - mani

E) Tekerleme - mesnevi – mani

2. Aşağıdakilerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?

A) Varsağıda, "hey, bre, behey" gibi ünlemler kullanılır.

B) Koçaklama, toplumsal ve kişisel eleştirinin yapıldığı koşma türüdür.

C) İlahi, nutuk, devriye ve sathiye, tekke (ta­savvuf) edebiyatı ürünleridir.

D) Koşma, bir nazım biçimi; ağıt, güzelleme, taşlama, koçaklama ise nazım türüdür.

E) Tanrı aşkı ve ona kavuşmak isteğini anlatan şiirlere ilahi denir.

 

3. Uçun kuşlar, uçun doğduğum yere

Şimdi dağlarında mor sümbül vardır

Ormanlar koynunda bir serin dere

Dikenler içinde sarı gül vardır

Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Tam ve zengin uyak vardır.

B) Sözcük halinde redif vardır.

C) Çapraz uyak vardır.

D) 11'li hece ölçüsüyle oluşturulmuştur.

E) Kapalı, soyut bir anlatımı vardır.

 

4. Eğilmiş arza kanar, muttasıl kanar güller

Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller

Bu dizelerin uyak ve redifiyle ilgili aşağıdaki­lerden hangisi doğrudur?

A) Redif yoktur, zengin uyak kullanılmıştır.

B) "-ler" sesleri rediftir, "ül" sesleri tam uyaktır.

C) Sadece redif vardır, uyak yoktur.

D) Yarım uyak vardır.

E) Cinaslı uyak ve sözcük redif vardır.

 

5. Aşağıdakilerin hangisinde, gazel ile ilgili yanlış bilgi vardır?

A) Beyit sayısı, beş ile on beş arasındadır.

B) Son beyitte şairin adı (mahlası) geçer.

C) Konu birliği olan gazellere musammat gazel denir.

D) Uyak düzeni (aa/ba/ca...) biçimindedir.

E) Divan şiirinde en çok kullanılan nazım biçimlerinden biridir.

6. Atıldı, bir mehmetçik, büyüyü bozdu

Bir düşman süngüsüne, göğsünden

Bu şahadetle kayalar yarıldı sanki

Dipçik gürültüsünden

Yukarıdaki şiirin türü, aşağıdakilerden han­gisidir?

A) Epik B) Lirik C) Didaktik

D) Satirik      E) Pastoral

7. Kasideler, konularına göre değişik adlar alırlar.

 

Aşağıdakilerin hangisinde bununla ilgili yanlış bilgi vardır?

A) Tevhid, Tanrı'nın birliğini anlatan kasidedir.

B) Münacaat, peygamberi ya da dört halifeyi övmek için yazılır.

C) Mersiye, ölen bir kişinin ardından yazılan kasidedir.

D) Hicviye, dönemin yöneticilerini yermek ama­cıyla yazılır.

E) Methiye, bir kişiyi övmek amacıyla yazılan kasidedir.

 

8. Yaş döktü bulut çayır çemenden geçerek

Mümkün mü kızıl şarabı nûş eylemek

Gerçek bu çemende şimdi biz gezmedeyiz

Bizden bitecek çemende kimler gezecek

Yukarıdaki dörtlüğün nazım biçimi aşağıda­kilerden hangisi olabilir?

A) Rubai       B) Koşma      C) Mani

D) Şarkı        E) Gazel

 

9. Aşağıdaki dizelerden hangisi tecahül-i arif sanatı için örnek olabilir?

A) Sahi, bir insandan mı doğar çocuk

B) Bir uzak yıldıza benzerdi güneş

C) Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden

D) Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlaya­rak

E) Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta

 

10. Çıtırdayan çalılar dört cana can katıyor

Kimi haydut kimi kurt masalı anlatıyor

Bu dizelerdeki "dört can" söz öbeğinde görü­len söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kinaye B) Tenasüp

C) Ad aktarması        D) Kişileştirme

E) İstiare

 

11. Halk edebiyatı ürünü olan "mani" ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Anonim halk edebiyatı ürünüdür.

B) Kafiye düzeni aaxa biçimindedir.

C) Anlatılmak istenen duygu ya da düşünce son iki dizede anlatılır.

D) Dört olan dize sayısı yedekli manilerde fark­lılık gösterir.

E) Yalnızca ayrılık konusu işlenir.

 

12. Bir dağda, gölgesi kararttı yolu

Ardınca yürürken içim yas dolu

Canlandı gözümde kesilmiş kolu

Sınırda düşmanı göğsünden itti

Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Epik şiirden alınmıştır.

B) Koşma tipi uyak örgüsüyle oluşturulmuştur.

C) 111i hece ölçüsü ile oluşturulmuştur.

D) Halk şiiri geleneğine örnektir.

E) Herhangi bir imgeye yer verilmemiştir.

 

13. Ruhum gün doğmadan sönecek gibi

Şimdiden ediyor hayata veda

Bu dizelerde "ruh" sönecek bir şeye (lamba, ampul) benzetilmiş; ama kendisine benzetilen söylenmemiştir.

Bu yolla yapılan söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kişileştirme B) Kinaye

C) Tezat D) İstiare

E) Tevrive

 

14. Seni gıptayla hatırlar vatanın her şehri

Hepsi der: "Hangi şehir görmüş onun gördüğünü

Bizim İstanbul'u fethettiğimiz mutlu günü"

Bu dizelerde görülen en baskın söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?

A) İntak B) Teşbih

C) Kinaye D) İrsal-i mesel

E) Hüsn-i talil

 

15. Laleyi, sümbülü, gülü hâr almış

Zevk ü şevk ehlini ah u zâr almış

Süleyman tahtını sanki mâr (yılan) almış

Gama tebdil olmuş ülfetin çağı

Bu dörtlüğün üçüncü dizesinde görülen söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?

A) İstiare B) Kişileştirme

C) Telmih D) Ad aktarması

E) Benzetme

 

16. Kirpikleri süzgün o ihanet dolu gözler

Dikkatle bakarken bile bir fırsatı gözler

Bu dizelerde görülen söz sanatı aşağıdaki­lerden hangisidir?

A) İntak B) Tezat

C) Benzetme D) Cinas

E) Hüsn-i talil

 

17. Aşağıdaki dizelerin hangisinde tezat sanatı­na başvurulmuştur?

A) Hastayım, yalnızım, seni yanımda

Sanıp da bahtiyar ölmek isterim

B) Yine kapmış sürüklüyor o rüzgâr

Kuru daldan kopardığı huzuru

C) Yolcuyum bir kuru yaprak misali

Rüzgârın önüne katılmışım ben

D) Sılada sevdiğim, öz anam, atam

Daha gözlemesin yollarımızı

E) Farkı yok uykuyla uyanıklığın

Gündüzün geceden, hayalin düşten

 

18. Köylüler ise onu (Ahmet Celal'i) düşman belle­yecek kadar aleyhine dönmüşlerdir. "Sanki zapt etmek isteyen düşman benim, teslim olmak is­temeyen kale burasıdır." diye yakınır, Ahmet Celal. Düşmanın köye girmesi bile durumu dü­zeltmez; tersine, "Felâket bile bizi birleştiremedi. Aramızdaki uçurumu belki daha ziyade de­rinleştirdi." Köye gelen "yaban" artık yan gözle bakılan bir düşmana dönüşmüştür ve Ahmet Celâl köylülerin kendisini linç etmediğine şaşa­cak hale gelmiştir. Ahmet Celâl ile köylüler ara­sında genişleyen uçurum bir olay örgüsünden yoksun görünen romanda, savaş temasına ko­şut olarak gelişen, aşamaları olan, yavaş yavaş şiddetlenerek doruk noktasına ulaşan bir çatış­manın var olduğunu meydana koyar.

Bu parça aşağıdakilerin hangisinden alınmış olabilir?

A) Eleştiri      B) Fıkra C) Anı

D) Günlük      E) Roman

 

19. Azgın boğalar gibi kayalara saldıran

Dalgalar aylarca sürükledi durdu beni

Bu dizelerde aralarında benzerlik ilişkisi kurulan öğeler aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

A) boğalar - kayalar

B) kayalar - dalgalar

C) boğalar - beni

D) boğalar - dalgalar

E) boğalar – sürükledi

 

20. Aşağıdaki dizelerin hangisinde "abartma" vardır?

A) Gözüm yaşlan yeryüzünü bürüdü

B) Bahar oldu yayla yolu açıldı

C) Maraş'tan ötesi uzak bir yoldur

D) Güz gelince başını alır gidersin

E) Senin gönlün olsa beni arardın

 

21. I. Sanatçı, 14 Ekim 1954 tarihinde İstanbul'da doğmuş.

II. Yıllar önce bir sonbahar günü gelmiştik bu ıssız beldeye.

III. Bugün, Irak'taki son gelişmeleri ve Irak hü­kümetinin tutumunu taşımak istedim köşe­me.

IV. Şiir, geçmişten günümüze bir yığın tanımı yapılmış bir türdür.

V. Türk toplumunun tarih sahnesine çıkışı mi­lattan öncesine dayanmaktadır.

Numaralanmış cümlelerden hangisi kesinlikle bir fıkradan alınmıştır?

A) I.      B) II.     C) III.    D) IV.    E) V.

 

22. Hayır, tahmin etmiyordum. Daha doğrusu böyle bir beklentim yoktu. Yani bir ekip olarak, sadece kendi başıma yapmadım. Bir yapım ekibi olarak aşağı yukarı herkesin ilk filmiydi, diyebilirim ve o heyecan filme de yansıdı sanırım. Biz hiç öyle bu film ödül alabilir, para kazandırabilir diye dü­şünmedik. Biz sadece bir film yapmak için neler gerekir onu konuştuk. Hatta bu film acaba festi­vallerin seveceği bir film mi olacak yoksa seyir­cinin mi, ondan bile emin değildik.

Bu parça aşağıdakilerin hangisinden alınmış olabilir?

A) Makale     B) Deneme     C) Biyografi D) Mülakat     E) Fıkra

 

23. Kökeni eski Yunan'a dayanan, tarihi süreç içerisinde işlediği konulara göre tragedya (traje­di), komedya (komedi), dram gibi adlar alan, sahnede oynanmak üzere ortaya koyulan yapıt­lara —- denir.

Bu tanımda boş bırakılan yere aşağıdaki ya­zı türlerinden hangisi getirilmelidir?

A) öykü B) fıkra C) deneme

D) tiyatro       E) gezi

 

24. Türk toplum tarihinde büyük değişmeleri hazır­layan kitle hareketleri genellikle göçler biçimin­de belirmiştir. Göçlerin Türk milletinin meydana gelmesini nasıl kolaylaştırdığını derinden anla­mak için 19. ve 20. yüzyıllarda Osmanlı Devle-ti'nde oluşan ekonomik, sosyal, siyasi, kültürel ve ideolojik gelişmeleri de göz önünde bulun­durmak gerekir. Elbette bu değişmeler içinde göçler, toplu ve kişisel değişmeleri de sorgula­yan ve demografik hareketlere yön veren somut bir güçtür.

Bu parça aşağıdakilerin hangisinden alınmış olabilir?

A) Fıkra        B) Deneme     C) Günlük D) Makale     E) Otobiyografi

 

25. —- en yaygın edebiyat türlerinden biridir. Türk edebiyatında bu türün en eski örneği olarak Ba-bür Şah'ın (1488-1530) Babürnâme adlı yapıtı gösterilir. Tanzimat'tan bu yana birçok yazarı­mız bu türde ürün vermiştir. Bunlar arasında Ah­met Rasim'in Falaka; Halit Ziya Uşaklıgil'in Kırk Yıl, Saray ve Ötesi gibi eserleri sayılabilir.

Bu parçada boş bırakılan yere hangisi geti­rilmelidir?

A) Anı B) Gezi Yazısı C) Makale

D) Fıkra        E) Günlük

26. Düşünceyi, düşünceler üretir. İnsan düşünce­sinde yeni ufuklar açılmışsa, yeni yeni boyutlar oluşmuşsa bunda yazının büyük payı olmuştur. İnsanlığın yaşamında önemli bir olay sayılan Rönesans ve onun ön aşaması olan hümanizma devinimlerini düşünelim. Yazı dediğimiz bu etkili araç olmasaydı, eski Yunan ve Latin dü­şüncesinin ürünleri bu araçla saptanıp saklan-masaydı Ortaçağ'ın karanlığından, usun (aklın) tutsaklığından nasıl kurtulabilirdi insanoğlu? Bu karanlığı yırttıysa, bu tutsaklığı kırdıysa yazının yardımıyla, eski Yunan ve Latin düşünce ürün­lerinin okunmasıyla gerçekleşmiştir bu.

Bu parçanın türü aşağıdakilerden hangisi­dir?

A) Fıkra        B) Günlük      C) Anı D) Deneme    E) Otobiyografi

 

27. 1950'de mozaik çalışmalarına başlayan ve 1958'de, Uluslararası Brüksel Sergisi için 272 metrekarelik mozaik bir pano hazırlayan sanat­çı, bu eseriyle serginin büyük ödülü olan altın madalyayı kazanmış, bundan bir yıl sonra ise Paris'teki NATO yapısı için, şimdi Brüksel'de bu­lunan 50 metrekarelik mozaik bir pano hazırla­mıştı.

Bu parça aşağıdakilerin hangisinden alınmış olabilir?

A) Fıkra        B) Deneme     C) Biyografi D) Anı E) Günlük

 

28. Haydarpaşa Garı, 1908'de İstanbul-Bağdat de­miryolu hattının başlangıç istasyonu olarak inşa edilmiş. Anadolu Yakası'nda, diğer bir deyişle Asya kıtasındadır. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde Bağdat Demiryolu yanında İstanbul-Şam-Medine (Hicaz Demiryolu) sefer­lerini de görmüş. İki Alman mimar tarafından ya­pılmış. Garın yapımında Alman ustalarla İtalyan taş ustaları birlikte çalışmış.

Bu parça aşağıdakilerin hangisinden alınmış olabilir?

A) Deneme    B) Biyografi     C) Makale D) Günlük      E) Anı

 

29. Hani "Kâğıt insandan sabırlıdır." diye bir söz var, o geldi aklıma geçen gün. Elim şakağımda oturuyordum. Sokağa mı çıkayım, evde mi otu­rayım, karar veremiyordum bir türlü. Öyle sık­kındı ki canım... Ne diyordum? Ha, kâğıdın in­sandan sabırlı olduğunu. Onun için mukavva ciltli, üstüne kocaman —- yazılmış defteri kim­seye gösterecek değilim. Günün birinde çok candan bir arkadaşım olursa -kız, erkek orasını bilemem- o zaman işte ona gösteririm. Zaten defteri tutmanın nedeni de hep bu. Candan bir dostum yok...

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakiler­den hangisi getirilmelidir?

A) Günlük      B) Biyografi     C) Roman

D) Öykü        E) Otobiyografi

 

30. Bir toplumu etkileyen, derinden sarsan olayları o topluma ait bir şair tarafından manzum şekil­de dile getiren eserlerdir, destanlar.

Aşağıdaki destanlardan hangisi, birlikte ve­rildiği topluma ait değildir?

A) Alp Er Tunga Destanı - Saka Türkleri

B) Oğuz Kağan Destanı - Hun Türkleri

C) Bozkurt Destanı - Göktürkler

D) Türeyiş Destanı - Uygur Türkleri

E) Ergenekon Destanı – Karahanlılar

 

31. Genç, bir an köstebekle göz göze gelir, köste­bek ürker ve beyaz taşı bırakarak deliğine ka­çar. Genç adam merakla taşı eline alır ve toprak altının nemini, serinliğini duyar ellerinde. Biraz oynar, koklar, baharın ilk günlerinde yeni sürül­müş tarlanın kokusunu duyar. Cebinden çıkar­dığı çakısıyla taşı yontmaya başlar. Bir iki bıçak darbesinden sonra taş dile gelir ve "Ey insanoğ­lu, Tanrı'dan sonra yeryüzünün en becerikli var­lığı. Ne istedin benden, ne diye batırdın sivri bı­çağını bağrıma?" diye sorar. Genç adam korkar ve taşı elinden bırakır. Taş birdenbire bir dünya güzeline dönüşür.

Bu parça aşağıdakilerin hangisinden alınmış olabilir?

A) Günlük     B) Eleştiri       C) Röportaj

D) Efsane      E) Deneme

 

32. İstiklal Caddesi'ne çıktığınızda bambaşka bir dünyaya adım atarsınız. Büyükelçiliklerin sıra­landığı cadde boyunca, dünyanın dört bir yanın­dan gelen binlerce insanın oluşturduğu bir sele kapılır, kulaklarınıza o güne kadar hiç duymadı­ğınız lisanlar çalınır. Taksim Meydanı'na çıkana kadar yol boyunca birbirinden görkemli binalar­dan gözlerinizi almanız zor olur. Bu yürüyüş sı­rasında Çiçek Pasajı'na, Serpuş Han'a, Ağa Ca-mii'ne, Arap Camii'ne, Galatarasay Hamamı'na da yolunuzu düşürmenizi öneririz. Beyoğlu yü­rüyüşü elbette Taksim Meydanı'nda son bulur.

Bu parça aşağıdakilerin hangisinden alınmış olabilir?

A) Makaleden B) Biyografiden

C) Anıdan D) Gezi yazısından

E) Günlükten

 

33. Aşağıdakilerden hangisi İslamiyet'in kabu­lünden sonraki Türk destanlarından biri de­ğildir?

A) Ediğe Destanı

B) Manas Destanı

C) Battal Gazi Destanı

D) Köroğlu Destanı

E) Alp Er Tunga Destanı

 

34. Destandan halk hikâyesine geçiş dönemi ürü­nüdür. Eser, sözlü gelenekte oluşmuş, 15. yy. da yazıya geçirilmiştir. Nazım-nesir karışık olan eserde kahramanlık, boylar arası savaşlar, aile birliği gibi konular işlenmiştir. Eserde hem İslam öncesi dönemin hem de İslami dönemin özellik­lerini görmek mümkündür.

Bu parçada tanıtılan eser aşağıdakilerden hangisidir?

A) Divan-ı Hikmet

B) Dede Korkut Hikâyeleri

C) Hayriyye

D) Atabetü'l-Hakayık

E) Mecalis-i Seb'a

 

35. Eski Türkler sürek avlarına "sığır", yas törenleri­ne "yuğ", genel kurban törenlerine de "şölen" adını verirlerdi. Bu törenleri "şaman, ozan, kam, baksı" diye bilinen kişiler yönetirdi. Bu törenleri yöneten kişiler "kopuz" adı verilen saz eşliğinde şiirlerini söylerlerdi. Bu kişiler şair olmalarının yanı sıra hekimlik, müzisyenlik gibi görevlerini de yaparlardı. Bu dönemde ortaya çıkmış sözlü ürünler ise "—-" biçiminde sıralanabilir.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakiler­den hangisi getirilmelidir?

A) koşuk, sagu, destan, ninni

B) sav, sagu, koşuk, destan

C) ağıt, türkü, mani, ninni

D) sav, koşma, destan, türkü

E) sagu, mani, türkü, destan

 

36. Aşağıdakilerden hangisinde divan edebiyatı nazım biçimleri bir arada verilmiştir?

A) Kaside - gazel - şarkı - semai

B) Koşma - tuyuğ - gazel - mersiye

C) Mesnevi - şarkı - rubai - kıta

D) Gazel - kaside - varsağı - mersiye

E) Türkü - şarkı - gazel – kaside

 

37. İlahi(I), Yunus Emre'yle(II) gelişmiş olup tekke edebiyatına ait bir nazım türüdür. Koşma(III), semai(IV) ve şathiye(V) ise âşık tarzı halk edebiyatında "âşık" adı verilen saz şairlerince söylenen şiir türleridir.

Bu parçadaki numaralı yerlerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?

A) I.      B) II.     C) III.    D) IV.    E) V.

 

38. Aşağıdakilerden hangisi divan şiirinin belir­leyici özelliklerinden biridir?

A) Mecaz ve mazmunlara sıkça yer verilmesi

B) Parçadan çok bütün güzelliğine önem veril­mesi

C) Duygu ve düşüncelerin yalın bir üslupla an­latılması

D) Biçime değil konuya önem verilmesi

E) Nazım birimi olarak dörtlüğün kullanılması

39. Âşık tarzı edebiyatta gelenek çok önemlidir.

 

Aşağıdakilerden hangisi Aşık edebiyatının geleneksel özelliklerinden biri değildir?

A) Tapşırma (takma ad) alma

B) Seçkin zümreye seslenme

C) Usta-çırak ilişkisi

D) Doğaçlama olarak şiir söyleme

E) Saz eşliğinde şiir söyleme

 

40. Aşağıdakilerden hangisi halk edebiyatının özelliklerinden biri değildir?

A) Geleneksel ölçümüz olan hece ölçüsünü kullanma

B) Nazım birimi olarak dörtlüğü kullanma

C) Şiirleri çoğu zaman bir saz eşliğinde söyle­me

D) Sanatlı, süslü bir söyleyiş tarzını benimse­me

E) Divan edebiyatının aksine somut ve gerçek­çi konuları işleme

 

41. Anadolu'da tekke edebiyatının çok güçlü olduğu bir çağda aşk ve şarap şiirleri yazan —divan edebiyatının bilinen ilk temsilcisidir. Sanatçının —- adlı eseri önemlidir.

Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdaki­lerden hangileri sırasıyla getirilmelidir?

A) Hoca Mesut - Süheyl ü Nevbahar

B) Hoca Dehhani - Beng ü Bade

C) Hoca Dehhani - Selçuklu Şehnamesi

D) Taşlıcalı Yahya - Yusuf u Züleyha

E) Baki - Kanuni Mersiyesi

 

42. —, tek dörtlükten oluşan bir nazım şeklidir. Ka-fiyeleniş şekli "aaxa" dır. Aruzun yalnızca "fâ'ilâ-tün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılır. —- de "aa-xa" şeklinde uyaklanır; ancak aruzun tek bir ka­lıbıyla değil 24 kalıbından herhangi biriyle yazı­labilir.

Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdaki­lerden hangileri sırasıyla getirilmelidir?

A) Kıta - rubai

B) Şarkı - türkü

C) Murabba - rubai

D) Mani - semai

E) Tuyuğ – rubai

 

43. I. Cihannüma adlı eserinde Japonya'dan Irak'a kadar olan coğrafyayı ele almıştır.

(Katip Çelebi)

II. "Siham-ı Kaza" adlı eserinde hiciv türünde yazdığı şiirlerini toplamıştır. (Nabi)

III. Tük edebiyatının ilk tezkire örneği olarak ka­bul edilen "Mecalisü'n-Nefais"in yazarıdır. (Ali Şir Nevai)

IV. Divan edebiyatında didaktik (hikemi) tarzda­ki şiirleriyle bilinen şair, "Hayriyye" adlı ese­rin yazarıdır. (Nefi)

V. "İskendername" ve "Cemşid ü Hurşid" adlı mesnevileriyle tanınmış XIV. yüzyıl divan şairidir. (Ahmedî)

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle birlikte verilen sanatçılardan hangi ikisi yer değişti­rirse bilgi yanlışlığı giderilmiş olur?

A) I. ve II.      B) I. ve V.       C) II. ve III.

D) II. ve IV.    E) IV. ve V.

 

44. Karahanlı döneminde Edip Ahmet Yükneki tara­fından yazılan —-, aruz ölçüsüyle oluşturulmuş­tur. Didaktik nitelikteki eserin adı "Hakikatler Ba­samağı" anlamına gelmektedir. Hakaniye Türk-çesiyle yazılmış bu eserde, iyiliğin ve erdemli ol­manın faydası, cehaletin zararları, cömertlik gi­bi konulardan bahsedilerek halka yararlı olmak amaçlanmıştır.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakiler­den hangisi getirilmelidir?

A) Divan-ı Hikmet

B) Atabetü'l-Hakayık

C) Kutadgu Bilig

D) Danişmentname

E) Tazarruname

 

45. Ger derse Fuzuli ki "güzellerde vefa var"

Aldanma ki şair sözü elbette yalandır

Bu dizeler, divan şiiriyle ilgili olarak verilen aşağıdaki yargılardan hangisiyle bağdaş-maz?

A) Divan şairleri aruz ölçüsünü kullanmışlardır.

B) Bu edebiyatın esas nazım birimi beyittir.

C) Divan şiirinin dili yabancı sözcüklerle yüklü, ağır bir dildir.

D) Divan şiirinde şairler bireysel konuları işle­mişlerdir.

E) Divan şairleri şiirlerinin sonunda mahlasları­nın belirtirler.

 

46. I. Şiirler nazım biçimleriyle adlandırılır.

II. Şairlerin, şiirlerinin sonunda belirttikleri takma adları vardır.

III. Her iki edebiyatta da tümüyle din dışı konu­lar işlenmiştir.

IV. Şiirler belli bir ölçüye göre meydana getirilir­ler.

V. Bu iki edebiyatta da şairler redif, uyak gibi ahenk unsurlarından faydalanırlar.

Numaralanmış cümlelerden hangisi âşık tar­zı edebiyatla divan edebiyatının ortak özelli­ği değildir?

A) I.      B) II.     C) III.    D) IV.    E) V.

 

47. Divan edebiyatı, Türklerin 13. ve 19. yüzyıllar arasında Anadolu'da oluşturdukları, İslâm kültü­rünün ortak özelliklerini yansıtan, geniş ölçü­de —- ve —- edebiyatlarının etkisini taşıyan ya­zılı edebiyatımızdır. Şairler eserlerini —- adı ve­rilen kitaplarda toplamışlardır.

Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdaki­lerden hangileri sırasıyla getirilmelidir?

A) Batı - Arap - cönk

B) Arap - İran - cönk

C) Batı - Tanzimat - divan

D) Arap - Fars - divan

E) Arap - Doğu – cönk

 

48. Divan edebiyatında şairler, "nazire" geleneği oluşturmuşlardır. Nazire, bir şairin şiirine, onun ölçüsüne ve uyaklarına sadık kalarak yazılan benzer şiirlerdir. Fuzuli gibi büyük bir şair bile edebiyata nazireyle başlamıştır. Şairlerin nazire yazmaktaki amaçları aslında divan edebiyatının önemli bir yönünü vurgular.

3u parçada divan edebiyatının özellikle vur­gulanmak istenen yönü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Fuzuli'nin divan şairleri arasındaki yeri

B) Divan edebiyatında konunun değil, konunun ele alınış biçiminin önemli olması

C) Divan edebiyatında nazireleriyle tanınmış şairlerin olması

D) Fuzuli'nin nazire yazmakta en başarılı şair olması

E) Nazireciliğin bir taklitten ziyade şairi yücelt­mek amaçlı yapıldığı

 

49. Çağının en güçlü şairlerinden biri olan —-, din dışı şiirler yazmıştır. "Kanuni Mersiyesi" en ünlü şiirlerinden biridir. Çağdaşı olan —- ise daha çok ilahi aşkı işleyen şiirler yazmış olup kendisi­ne bağlanan maaşı alamadığından ünlü mektu­bunu kaleme almıştır.

Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdaki­lerden hangileri sırasıyla getirilmelidir?

A) Nedim - Şeyh Galip

B) Baki-Neti

C) Nedim - Taşlıcalı Yahya

D) Fuzuli - Ahmet Paşa

E) Baki – Fuzuli

 

50. XVI. yüzyıl tekke edebiyatına mensup bu şairin sanatının belirleyici özellikleri güçlü bir inanç, sade bir halk dili ve coşkun bir lirizm olarak gö­rülebilir. Divan şiirinden etkilenmeyen şair, Do­ğu Anadolu'da patlak veren bir isyana katılmış; sonrasında ise Hızır Paşa tarafından Sivas'ta idam ettirilmiştir.

Bu parçada tanıtılan tekke edebiyatı şairi, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Pir Sultan Abdal

B) Hacı Bayram-ı Veli

C) Köroğlu

D) Ercişli Emrah

E) Erzurumlu İbrahim Hakkı

 

51. XI. yüzyılda yazılmış geçiş dönemi eserlerinden biri olan bu eser, Türk dilinin ilk sözlüğü olma özelliğini taşır. Eser, Araplara Türkçeyi öğret­mek amacıyla kaleme alınmıştır. İçerisinde, İs­lamiyet öncesi sözlü edebiyat örneklerini barın­dırdığından zengin bir folklor kaynağı olarak da kabul edilir.

Bu parçada tanıtılan eser ve yazarı aşağıda­kilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Kutadgu Bilig - Yusuf Has Hacip

B) Divan-ı Lügati't-Türk - Kaşgarlı Mahmut

C) Divan-ı Hikmet - Ahmet Yesevi

D) Atabetü'l-Hakayık - Edip Ahmet Yükneki

E) Muhakemetü'l-Lügateyn - Ali Şir Nevai

 

52. Aşağıdakilerden hangisi divan edebiyatının beyitlerle oluşturulan nazım biçimlerinden biri değildir?

A) Kıta B) Müstezat

C) Gazel D) Mesnevi

E) Murabba

 

53. Sebk-i Hindi(I) akımı, kalıplaşmış benzetme ve mazmunlar üzerine kuruludur. Kalıplaşmış söy­leyişi kırmak ve şiire yenilik getirmek amacıyla gelişen bu akım, divan şiirini daha soyut ve sembolik (kapalı)(II) bir şiir hâline getirmiştir. Naili(III), Neşati(IV) ve Nedim(V) bu akımın temsilcilerindendir.

Bu parçadaki bilgi yanlışı, aşağıdaki değişik­liklerin hangisiyle giderilebilir?

A) I numaralı yere "mahallileşme akımı" ifadesi getirilerek

B) II numaralı yere "yalın" sözcüğü getirilerek

C) III numaralı yere "Fuzuli" getirilerek

D) IV numaralı sözcük parçadan atılarak

E) V numaralı yere "Şeyh Galip" getirilerek

 

54. Süslü nesrin divan edebiyatındaki en önemli temsilcisi kabul edilen —, tasavvufu ele aldığı -— adlı eseriyle tanınır.

Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?

A) Sinan Paşa - Tazarruname

B) Katip Çelebi - Fezleke

C) Nabi - Münşeat

D) Mercimek Ahmet - Kabusname

E) Keçecizade İzzet Molla - Mihnet-i Keşan

 

55. Divan edebiyatında beş mesnevinden oluşan eserlere —- adı verilir.

Bu cümlede boş bırakılan yere aşağıdakiler­den hangisi getirilmelidir?

A) hamse B) divan

C) cönk D) muhammes

E) murabba

 

56. Edebiyatımızda tasavvuf akımının en güçlü sa­natçılarından biridir. Dilindeki sadelik ve coşkun lirizm onu çağdaşlarından ayıran başlıca yönü­dür. Ahmet Yesevi'nin yolunu takip ettiği söyle­nen şairin "Risaletü'n-Nushiyye" adlı bir mes­nevisi de vardır.

Bu parçada tanıtılan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şeyh Galip B) Mevlana

C) Yunus Emre D) Nedim

E) Nabi

1.C

2.B

3.E

4.B

5.C

6.A

7.B

8.A

9.A

10.C

11.E

12.E

13.D

14.A

15.C

16.D

17.E

18.A

19.D

20.A

21.C

22.D

23.D

24.D

25.A

26.D

27.C

28.C

29.A

30.E

31.D

32.D

33.E

34.B

35.B

36.C

37.E

38.A

39.B

40.D

41.C

42.E

43.D

44.B

45.C

46.C

47.D

48.B

49.E

50.A

51.B

52.E

53.E

54.A

55.A

56.C

 

 

 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile