REKLAM

1) Yaşamı boyunca doğup büyüdüğü yerleri kendinde taşı­yanlardandı.

Bu cümlede altı çizili bölümün cümleye kattığı an­lam aşağıdakilerden hangisinde vardır?

A) Sıkıntılarını dostlarıyla paylaşır, içinde saklamazdı.

B) Hayatının hiçbir döneminde bizden böyle uzaklaş-mamıştı.

C) Zamanının çoğunu onu mutlu etmek için harcadı.

D) Annesiyle paylaştıkları, belleğinde daima yaşadı.

E) Gün geçtikçe çocukluğuna duyduğu özlem artıyor­du.



2) Kapkaççılığı, ahlaksızlığı ve bayağılığı (I) merhametsiz­liği yükselen değerler haline getireceksin (II) gazeteci ol­duğun halde kendini bir yazar, bir türkücü (III) bir dansöz olduğun halde kendini sanatçı sayacaksın (IV) başkala­rında ne kadar çağdaş, dürüst değerler varsa bunları yozlaştıracaksın (V) ve sonra da "21. yüzyılda ne yapa­cağız?" diye el ovuşturacaksın.

Numaralandırılmış yerlerden hangi ikisine noktalı virgül (;) getirilmesi uygun olur?

A) I. ve III.        B) II. ve IV.      C) III. ve IV. D) III. ve V.       E) IV. ve V.



3) ilgi çeken ilk yapıtlar, doğal olarak yazarını merak etti­rir, okur ve sanat çevresine. Bu ilgi, yapıtın niteliğine ilişkindir; yazarın cinsiyetine değil. Pek çok bayan şair­de gözlemlediğimiz gibi, Nur Saka da kitabına bir öz­geçmiş koymamış. En azından doğum yeri, tarihi, öğre­nimi gibi. Bu tür kimliğe ilişkin bilgilerin edebiyat tarihçi­leri için gerekli olduğu unutulmamalıdır.

Bu paragrafın yazarı aşağıdakilerden hangisini eleştirmektedir?

A) Nitelikli yapıtların ilgi çekmemesini

B) Nur Saka'nın kitabının edebi değeri olmamasını

C) Kitabın değil yazarının merak edilmesini

D) Sadece ilgi çeken yapıtlara özgeçmiş konulmasını

E) Yazarların ilk yapıtlarında kendileriyle ilgili bilgi ver­memesini



4) Odalarını pansiyon şeklinde kiraya veren evlerden biri­ne gelmiştik. Eşyaların yerleştirilmesine, hanımların ba­vul açma işlerine falan yardım eden genç bir kadın var­dı, sonradan süt getirme, ortalık süpürme işlerinde de boy gösterdi. Saçları oldukça düzgün kesilmiş, ince, ay­dınlık yüzlü bir köylü kadınıydı o.

Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangi­lerine başvurulmuştur?

A) Betimleme - Öyküleme

B) Betimleme - Açıklama

C) Öyküleme - Tartışma

D) Açıklama - Öyküleme

E) Betimleme - Tartışma



5) Aşağıdakilerden hangisinde cümlenin öğeleri doğru olarak ayrılmıştır?

A) Şiirimizin içinde / özel bir bölge oluşturmayı isteyen toplumcu şiir /1950'lerde / başlattığı bütünlüklü şiir kavramına hâlâ / sahip çıkıyor.

B) Şiirimizin içinde özel bir bölge oluşturmayı isteyen toplumcu şiir / 1950'lerde başlattığı bütünlüklü şiir kavramına / hâlâ / sahip çıkıyor.

C) Şiirimizin içinde özel bir bölge / oluşturmayı isteyen / toplumcu şiir / 1950'lerde başlattığı bütünlüklü şiir kavramına hâlâ / sahip çıkıyor.

D) Şiirimizin içinde özel bir bölge / oluşturmayı isteyen toplumcu şiir / 1950'lerde / başlattığı bütünlüklü şiir kavramına / hâlâ / sahip / çıkıyor.

E) Şiirimizin içinde özel bir bölge oluşturmayı isteyen toplumcu şiir / 1950'lerde / başlattığı bütünlüklü şiir kavramına hâlâ / sahip çıkıyor.



6. Ataç eleştiriye edebiyatın dışında bir varlık tanımıyor. Eleştiri, onun gözünde, edebiyatın belirlediği bir uydu­dur. Ona göre her ulus, layık olduğu hükümetle yöneti­lir, her edebiyat da layık olduğu eleştirmeni çıkarır. Biz­de eleştiri, eleştirmen yoksa bu... Düşüncenin akışına göre, bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olur?

A) edebiyatımızın cılız olmasındandır.

B) edebiyatımızın düzeyini göstermez.

C) başka ülkelerde farklı değildir.

D) sanatçının cesaretini kırar.

E) insanımızın eleştiriden uzaklaşmasına neden olur.



7. (I) Biz kötülüğün eğitim yoluyla ortadan kalkacağına inandığımızı varsayalım. (II) Bu durumda, iyilerin neden iyi, kötülerin neden kötü olduğu sorunu çıkar karşımıza. (III) Bunu çözmeden eğitime umut bağlamak boşuna olacaktır. (IV) Hümanist düşünürler, birey özgürlüğünün sağlanması için eğitimde olduğu gibi ekonomik alanda da eşitliğin kurulması gereğine inanırlar. (V) Birey ancak bu koşullar içinde sağduyusunu kullanma gücünü kaza­nacaktır. (VI) Böylece doğruluğun bütün insanlar için ya­rarlı olduğu kanısına kendi başına varacaktır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci pa­ragraf numaralanmış cümlelerden hangisiyle baş­lar?

A) II. B) III. C) IV.

D) V. E) VI.



8. Bu sofa yaşlı bir insan yüzü gibidir: Evimizin bütün ruhu, kederleri ve neşesi orada görünür. Her günün olayları tavana, duvarlara, döşemeye bir leke, bir çizgi, bir buru­şuk ve bazen de ancak bizim görebileceğimiz gizli bir işaret ilave eder.

Bu paragrafın anlatımında aşağıdakilerden hangisi­ne yer verilmemiştir?

A) Benzetmeye   B) Kişileştirmeye   C) Betimlemeye D) Örneklemeye       E) Sıfatlara



9) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

A) Metini bir de ben gözden geçireyim.

B) Bu çayın tadını hiç beğenmedim.

C) Kararı söyleyince tepkisi sert oldu.

D) Bu yasa Resmi Gazete'de dün yayımlandı.

E) 2000 yılı bütçesi de TBMM'de kabul edildi.



10) Bu roman gerçekten dünya çapında başarı elde etti. Bu başarıda kahramanın çocuk olmasının büyük payının olduğunu düşünüyorum. Eleştirmenlere göre de ölçülü bir dokunaklılığın yanında yalın anlatımım okuyucuları çarpmış. Ayrıca çocuğun yaşadığı ortamda çektikleri ve ailevi durumu okuyucu üzerinde etkili olmuş olabilir.

Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı ola­bilir?

A) Sizi romanlarınızda başarılı kılan başlıca etkenler nelerdir?

B) Bu romanınızın bu denli başarı sağlayacağını bekli­yor muydunuz?

C) Eleştirmenlerin görüşleri sizce ne denli dikkate alın­malı?

D) Okurun bu romandan bekledikleri konusunda siz ne düşünüyorsunuz?

E) Bu romanınızın bu nedenli beğenilmesini siz neye bağlıyorsunuz?



11) (I) Şiir neden yalnızca duyguların ifadesi olsun? (II) in­san düşünceleriyle ve maddi varlığıyla da bir bütün de­ğil mi? (III) Şiirin de böyle olduğu görülebilir edebiyat tarihine bakıldığında. (IV) Şiirin sarkacı, klâsik dönem­den günümüze akıl ve coşku arasında gider gelir. (V) insan, aklı ve duygularıyla bir bütündür; bu yüzden şiir yazmak için sadece duygu yeterli değildir.

Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerin hangi ikisi

arasında karşılaştırma ilgisi vardır?

A) I. ve II. B) II. ve III. C) II. ve V.

D) III. ve IV.       E) IV. ve V.



12) Çocuk Esirgeme Kurumu'na ve Mehmetçik Vakfı'na ya­tırımda bulunabilirsiniz.

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanmaktadır?

A) Bir sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından

B) Anlamca çelişen sözcüklere yer verilmesinden

C) Yanlış anlamda sözcük kullanılmasından

D) Özne eksikliğinden

E) Özne - yüklem uyumsuzluğundan



13) Yaprak dolu bir sokağım ben

Bu dizede şair, insanı doğal bir varlığa benzetmiştir.

Aşağıdaki dizelerin hangisinde benzeri bir sanat vardır?

A) iki sesi taşıyan bir ses Neden olmasın

B) Susmanın su kenarındayız bugün Ne kadar sevgiyle konuşsak

C) Cemal odasından çıkmadı hiç Tangolar çaldık üst üste

D) Yüzümden bir şey aktı aktı içim de menekşelendi Hilmi Bey

E) Açık denizlerde bir kara parçasıdır insan Düştü mü başı derde



14) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?

A) Çıkarcı oluşu, pek çok dostunu kaybetmesine se­bep oldu.

B) Yaşamdaki her şeyin parayla ölçülebileceğine ina­nırdı.

C) Bu işe girmek benim değil, senin fikrindi.

D) işleri bu kadar rahatlıkla yapmasından etkilendim.

E) Gece çalışmak, verimi arttırıyordu.



15) Bir sanat eserini daha iyi anlamanın ve daha iyi anlat­manın, o eseri yaratan sanatçının yaşamöyküsünü ince­lemekle mümkün olduğunu söylüyor onlar. Bu eleştir­menlerin tutumları bir yanılgı örneği oluşturuyor. Katıla­bilir misiniz böyle bir yargıya? Bence yanlış. Yanlışın en büyüğü hem de.

Bu paragrafın yazarı, eleştirmenlerin hangi tutumu­na karşı çıkmaktadır?

A) Sanat eserini, sanatçının yaşamını göz önünde tu­tarak eleştirmelerine

B) Eser ve sanatçıya önyargılı yaklaşmalarına

C) Sanatçıyı, eseriyle birlikte ele almalarına

D) Sanatçının, yaşamını eserlerine aktardığını düşün­melerine

E) Sanat eserine, öznel bir eleştiri anlayışıyla bakma­larına



16) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kullanılan deyi­min açıklaması yoktur?

A) Onunla gönül eğlendirdiğimi anlayınca benimle ko­nuşmayı derhal kesti.

B) Doğrusunu isterseniz, o tek katlı ev benim olsa diye düşündüm, bunu gönlümden geçirdim.

C) Yanlışını anlayınca eve bir buket çiçekle gelerek beni hoşnut etti, gönlümü aldı.

D) Bana öyle tatlı sözler söylüyor, öyle iyi davranıyor ki hep gönlümü okşuyor.

E) Dertsiz bir tatil yapmak için tüm işlerimi bitirdim, sı­kıntılardan kurtuldum, artık gönlüm ferah.



17) Cemal, iç dünyasına sığınan, kendine özgü bir "kaçış"ı yaşayan biri. itildiği olayların içindeyken de böyle bu. Bunun için de bir "başka insan" olmak, onda hep birey­sel bir özlem, zihinsel bir çaba olarak kalır. Olmak iste­diği insanın niteliklerini halkta arar ve bulur: Sevmek, bağışlamak ve yaşamla kavga gücü... Oysa sonunda vardığı gerçek şu: "Ben ömrümce proje kurmuş, tasar­lamış, onların gerçekleşmesi hayaliyle yaşamış bir adamım."

Bu parçada sözü edilen kişiyle ilgili olarak aşağıda­kilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Farklı bir insan olmayı düşlediğine

B) Özlediklerini halkta arayıp bulduğuna

C) Çok mücadeleci bir insan olmadığına

D) Yenilikler peşinde koştuğuna

E) Yaşamdan beklentilerinin gerçekleştiğine



18) "Bütün hafta, yapılacak toplantı için harıl harıl çalıştık." cümlesindeki "harıl harıl" ikilemesiyle tür yönünden özdeş olan ikileme aşağıdakilerden hangisinde var­dır?

A) Yarım yamalak Türkçesiyle derdini anlatmaya çalı­şıyor.

B) Kocasının yerli yersiz davranışları canını sıkıyordu.

C) Bugün de eve yorgun argın döndük.

D) Eğri büğrü sopaları toplayıp eve getirmiş.

E) Dip köşe, her taraf pislik içinde.



19) (I) Süt gibi temiz ümitleri vardı; şiirlerinde bazen fantazinin ardına takılıp şiirin hayırsız adalarına düştüğü olur­du. (II) Arıburnu'na belleğimde her zaman yer olmuştur. (III) insanları şaşırtmayı seven şairde her zaman şiirsel öz vardır. (IV) Günlük hayatımızda ilgilenmediğimiz olaylar, onun dizelerinde bizi sarar. (V) Onun varlığının unutulmuşluğu, sinemaya geçmesindendir. Bu parçada numaralandırılmış cümlelerin hangisin­de şairle ilgili hem olumlu hem olumsuz yargı var­dır?

A) I. B) II. C) III.

D) IV. E) V.



20) Çekim eki alan her sıfat adlaşır.

Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük bu kurala örnek gösterilebilir?

A) Doğruculuk her zaman iyi karşılanmıyor.

B) Gözleri nemli, küçücük burnu kıpkırmızıydı.

C) Odadaki sıcaklık nefes almamızı zorlaştırıyordu.

D) Üzerinde yeşilimsi bir gömlek vardı.

E) Bu dünyada iyiler her zaman mutsuz olmuştur.



21) Aşağıdaki dizelerin hangisinde bir ad tamlaması vardır?

A) Yakındır yalnızlığımız

B) Denize karşı konuşmak

C) Artık yanında olmayan biriyle

D) Yakındır gözlerine bakamamak

E) Yakındır ayrılık acısını duymamız yakın



22) Dürüst bir insan, dürüst bir sanatçı eksiklerinin, kötü yanlarının ortaya konulmasından korkmaz. Eleştirmen­lerin ............. Sanat alanında ilerlemenin, ustalaşma­nın, eksiksiz yapıtlara doğru gitmenin başka yolu yok. Çoğumuzu yapabileceğimizin yarısını bile yapamadan tüketen tavırlılıktan, o korkunç hastalıktan kurtulmaya bakmalıyız.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden han­gisi getirilmelidir?

A) onu kıyasıya eleştirmelerine meydan vermez.

B) yıpratmak istediği adam olmadığını kanıtlar.

C) ona karşı tavırlarını hoş karşılamaz.

D) karşısında değil, yanında yer alır.

E) verdiği öğütleri başkalarına aktarır.



23) (I) Yöresel sözcükleri şiire bolca sokmaktan yana deği­lim. (II) Bunun sonu yoktur ve bu durum, insanı yanılgı­ya düşürür. (III) Kimileri buna aldanabilir, hiç duymadık­ları sözcükler onlara hoş gelebilir; ama bu pek uzun sür­mez. (IV) Süremez; çünkü sonunda bu sözcükler her şeyi birbirine karıştırır. (V) Nereden, nasıl geldiği belli ol­mayan binlerce sözcük, tozu dumana katar. Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve II. B) I. ve IV. C) II. ve III.

D) II. ve IV.      E) IV. ve V.



24) "ihtiyaç buluşun anası, hoşnutsuzluk da ilerlemenin ba­basıdır."

Aşağıdaki cümlelerin hangisi anlamca bu cümleden çıkarılamaz?

A) Rahat yaşama gereksinimi, insanların yenilikler bul­masının nedenidir.

B) Bir durumdan memnun olmama, o durumun değişti­rilmesini sağlar.

C) Sonu gelmeyen insan gereksinimleri, insanın gele­ceği görmesini engeller.

D) Buluşların temelinde gereksinim vardır; yetersiz görme, ilerlemeyi sağlar.

E) Giderilmeyen gereksinimler insanları harekete geçi­rir.



25) (I) iskandinavya'nın Nobel'den sonra en büyük edebiyat ödülü olan "Kuzey Ödülü" Danimarkalı bir ozana verildi. (II) Ozan, 49 yaşındaydı. (III) Jüride dört iskandinav ül­kesinin temsilcileri görev aldı. (IV) Bu ödülün, Danimar­kalı ozana verilmesinin nedeni, sanatçının "su" teması­nı yaşama sevinci içinde ustalıkla işlemesi. (V) Ozana ödülü 8 Şubat'ta düzenlenen bir törenle verildi. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangi iki­sinde yorum söz konusudur?

A) I. ve III. B) I. ve IV.        C) II. ve III.

D) III. ve IV.        E) IV. ve V.



26) Aşağıdaki cümlelerden hangisi dolaylı anlatıma da­yalı bir yargıdır?

A) Voltaire : "Okuma ruhu yüceltir." demiştir.

B) Annem, babama : "Eve erken gelmeyi unutma!" de­di.

C) Arkadaşım bana, tüm olanlarda kendisinin de suçu olduğunu söyledi.

D) Başarı kazanmanın iki yolu vardır : Kendi aklından faydalanmak, başkalarının akılsızlığından faydalan­mak.

E) Onu dün sinemanın önünde gördüm.



27) (I) Ataç, kültür alanında gözü kapalı öykünmeye karşıy­dı. (II) Her zaman düşüncenin aydınlığına, diriliğine, anadilin öz değerlerine ulaşmaya çalışmıştır. (III) Basmakalıpçılığın, bilgisel donmuşluğun her türlüsüne kar­şı çıkmıştır. (IV) Dilde özleştirmede aşırı gittiğinden ya­kınanlar da olmuştur. (V) O, bu aşırıya gidişi, dili sade­leştirmek için, var olanı tersine çevirmek için kullanmış­tır.

Bu parçadaki cümlelerin hangilerinde amaç anlamı vardır?

A) I. ve II.        B) I. ve IV.      C) II. ve V. D) III. ve V.       E) IV. ve V.



28) (I) Bir edebiyatçı düşüncelerini herhangi bir mantık ku­ralına bağlı kalmadan anlatabilir. (II) Buna bir örnek ve­relim: "Beynimizde ansızın bir şimşek çaktı." dediğimiz zaman bir tabiat olayını almışızdır. (III) Aslında onunla hiç ilgisi olmayan düşünceyi anlatmak istemişizdir. (IV) Bu sözün anlamı beynimizde şimşek çakması veya bey­nimize yıldırım düşmesi değildir. (V) O anda aklımızda çok kuvvetli bir düşüncenin oluştuğunu anlatmaktır.

Bu paragrafta asıl anlatılmak istenen numaralandı­rılmış cümlelerden hangisinde verilmiştir?

A) I. B) II. C) III.

D) IV. E) V.



29) Bir ayna gibidir ilhan Berk'in yazıları, kendi yaşamına tutulmuş bir ayna. Yansımalarını çarpıtmaya, yaşam karşısında aldığı tavrı gizlemeye, örtmeye çalışmaz bu aynada.

Bu parçaya göre, aşağıdakilerden hangisi İlhan Berk'in özelliklerinden biri değildir?

A) Dürüst davranması

B) Kendi yaşamını anlatması

C) Yapıtlarından tavırlarının anlaşılması

D) Elindekilerle yetinmesi

E) Yaşamını gizlemeye çalışmaması



30) Aşağıdakilerin hangisinde anlatım bozukluğu var­dır?

A) Denizin parlaklığı ve güneş sürekli gözlerimi alıyor.

B) Zamanla oraya dolan toprak, kaleyi tam olarak ört­memiş.

C) Boğaz'ın ışıkları içinde Rumelihisarı ulaşılmaz bir görüntüye sahipti.

D) ilk kır ve bahçe çiçekleri her yanda boy göstermek­te.

E) Çocuğunu kaybedince susuz kör kuyuya döndü.



31) DNA, tıpta genetiğin alanına giren bir konu. DNA, insan­da 23 kromozomdan oluşan genlerin temelini oluşturan gendir. Başka bir deyişle kromozomlar, DNA'yı içerir. DNA, biçimi nedeniyle "döner merdiven" ya da "ikili sar­mal" diye de adlandırılmaktadır. Bilimsel araştırmalar ki­mi DNA dizilerinin, canlıdaki bilgileri kodladığını, böyle­ce genleri şifrelediğini ortaya koymuştur.

Bu parçada DNA ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) Başlıca özelliklerini verme

B) Tıptaki yerini belirtme

C) Çeşitlerini sayma

D) Diğer adlarını verme

E) Tanımını verme



32) Aşağıdaki cümlelerden hangisi yalnız temel öğeler­den oluşmaktadır?

A) Mor akasya salkımlarını geçirip durdum gergefime.

B) Şehir merkezinde açılan lunaparka gidelim.

C) Denizin ortasındaki küçük yelkenli gözden kaybol­du.

D) Benim yüzümden borca girmeni istemem.

E) Onlar gidince sokağın hiçbir özelliği kalmıyordu.



33) insanlara bakmayı biliyordu. Kahvelerde tavla oynayan, kendi halinde gözükenleri, pansiyonlarda ilgiye layık gö­rülmeyen kişileri merak ediyordu. Etrafında kaynaşan insanlar içinden onun konumunda olanların, yalnız ge­rektiği zaman sahte bir önem verdiklerine canla, zevkle, merakla bakıyor; onların yaşayışından hikâyeler yapı­yordu.

Paragrafta sözü edilen yazar için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Ayrıntıları seçmede titiz davrandığı

B) Güçlü bir belleğe sahip olduğu

C) Dile hakim olduğu

D) Eleştirilmekten hoşlanmadığı

E) Çevresini iyi gözlemlediği



34) Ne yapacağını bilmediği için yeni bir olay, bir durum kar­şısında çokça düşünüp taşınmadan aklına ilk geleni ya­par, önüne çıkan ilk çözüme sarılır.

Bu parçada sözü edilen öykü kahramanıyla, aşağı-dakilerin hangisinde betimlenen kişi arasında bir benzerlik kurulabilir?

A) O her an değişebilir, sevecen biriyken, birden hırpa­layan biri olur.

B) içinde bulunduğu koşulları yeterince değerlendire­mez, bu da onu genellikle aceleci davranmaya gö­türür.

C) Çelişkiler içinde bocalamaya başladığında, dikkatli düşünür ve en doğru olanı yapar.

D) Bilinçliliği değişik bir kültürün ürünüdür ve yetiştiği ortam onu güçlü bir kişi kılmıştır.

E) Yaşamında eksik olan şeyi, kendi gücüyle bütünleş­tirerek yaşamını yeniden kurdu.



35) Türkiye'deki birtakım sanat çevreleri kendi adamlarını yabancı ülkelere tanıtma olanağına sahiptir. Türk edebi­yatını ve sanatını aile albümüne çeviren bu çevreler, dı­şarıya karşı ebedi değerin hem yapımcısı hem de ihra-catçısıdırlar. Tanıtımda ölçüt sanattaki ustalık değil, bu çevrelere yakınlıktır. Böyle olunca da dış ülkelerde tanı­nan yazarlar tanınmayanlardan daha değersiz olabili­yor.

Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kimi sanat çevreleri üstesinden gelemeyecekleri iş­lerle uğraşıyor.

B) Ölçütlerin nesnel olmayışı tanıtılan yazarın değerini düşürür.

C) Sanat çevreleri taraflı olduğundan sanatçının dışarda tanınması değerlilik değildir.

D) Türkiye'de, dışarda tanınan yazarların daha değerli olduğu kanısı vardır.

E) Her sanatçı dışarda tanınma olanağını elde etmeye çalışır.



36) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu farklı bir nedenden kaynaklanmaktadır?

A) Babam tatlı sözleriyle annemin gönlünü aldı ve eve getirdi.

B) Düşman askerinin silahı elinden alındı ve hemen soyuldu.

C) Babam, niye onlara yardım eder, destekler, bilmiyo­rum.

D) Çocukların araştırmalarla ilgilenmelerini, merak et­melerini sağlamalıyız.

E) Devrik cümlelerin yazıya çeşni kattığı, tekdüzelikten kurtardığı unutulmamalı.



37) (I) Kekini çayına batırıp ağzına attığında ve damağında duyduğu tadın hatırlattıklarıyla "Geçmiş Zamanın izin-de"yi yazmaya başladığında evdeydi. (II) Bu dev eser bir ev ortamından yola çıkılarak yaratılmıştı. (III) Ev, o büyülü sözcük... (IV) Kimi zaman kötülüklere karşı bir kale, sıcaklığın simgesi; kimi zaman ise soğuk gecelerin yaşandığı kâbus mekân. (V) Ama ne olursa olsun izleri yaşam boyu silinmiyor.

Bu parçada numaralı cümlelerden hangisinde ta­nımlama yapılmıştır?

A) I. B) II. C) III.

D) IV. E) V.



38) (I) Fotoğraf ve sanat dalları arasında sıkı bir bağ vardır. (II) Fotoğraf, özellikle resim sanatını çok etkilemiştir. (III) Yalnızca sanatsal kaygı ile yapılır fotoğrafçılık. (IV) Ör­neğin ressamın biri alır fotoğrafımı önüne ve bu fotoğra­fın aynen resmini yapar. (V) Bu arada ortaya çıkan re­sim kimindir? (VI) Benim mi yoksa fotoğrafımın kopyası­nı çıkaran ressamın mı?

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi an­latımın akışını bozmaktadır?

A) II. B) III. C) IV.

D) V. E) VI.



39) Son deneme sınavında, sosyal ve fen bilimleri bölümle­rine eşit zaman ayırmak istiyor.

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle düzeltilir?

A) "Son" sözcüğü cümleden çıkartılarak

B) "sınavında" sözcüğü yerine "sınavlarında" getirile­rek

C) "ayırmak istiyor" yerine "ayırmayı planlıyor" getirile­rek

D) "sosyal" sözcüğünden sonra "bilimler" getirilerek

E) Cümleye "o" öznesi getirilerek



40) I.   Bu filmin gişe rekorları kırması bekleniyor.

II. Anlaşmaya her iki tarafın da sadık kalması gerekti­ği doğru.

III. Senin arkadaşın bu işi yapmış, dediler.

IV. Tek derste araba kullanmayı öğrenmiş.

V. Yeterince çalışırsa sınavı kazanacağını düşünüyor. Numaralandırılmış cümlelerin hangisinde söz söyle­yenin de cümledeki görüşe katıldığı anlamı vardır?

A) I. B) II. C) III.

D) IV. E) V.



41) Öğrenci, sözlerini "Bu konuda hepimiz duyarlı ve has­sas davranmalıyız." diyerek bitirdi. Öğretmen ve arka­daşları şaşkınlık ve biraz alayla gülümsedi. Bu doğaldı. Kullandıkları sözlerin anlamını bilmeyenler, onları gelişi­güzel kullanıyorlar. Onlarda anlam dışı bir güzellik oldu­ğunu sanıyorlar.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde parçada yakınılan yanlışa benzer bir yanlış yapılmıştır?

A) Bize her zaman sevgi ve saygı gösteriyordu.

B) Onun okuyuşu ve kavrayışı karşısında hayran kal­dım.

C) Hep neşeli ve şen tavırlarıyla dikkat çekerdi.

D) Senin sezgi ve düşüncelerine değer veriyorum.

E) Bu zor ve anlamsız yarış artık sona ermeli.



42) Aşağıdaki ikili dizelerden hangisi bitirilmemiş bir cümle durumundadır?

A) Ne sıkıntılar çekmişiz Okumak, öğrenmek için

B) Onu biraz açsan fırlar Pek çok zehir hatıralar

C) Ben bunları işittikçe Üşüyorum bütün gece

D) Yatağımda kışlar, karlar Ödü koparan rüzgârlar

E) El tutarsa yürür saban Eldir sabanı da yapan



43) (I) Roman dört bölüme ayrılmış: Büyük Ümitler, Küçük Hakikatler, Sabaha Doğru, Her Mevsimin Bir Sonu Var­dır. (II) Birinci bölüm Tanzimat öncesini, ikinci bölüm Tanzimat dönemini, son iki bölümse Cumhuriyetin baş­langıcını ve devamını anlatmaktadır. (III) Yazar söz ko­nusu dönemleri gerçekçi bir biçimde yansıtıyor demek zor. (IV) Aslında toplumumuzun o dönemlerdeki bazı özelliklerini dolaylı bir yoldan dile getirip verdiğini söyle­mek istiyorum. (V) Bu yergi yöntemini edebiyatımızda sık sık görmek mümkün değildir. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi ki­tabın içeriği hakkında en geniş bilgiyi vermektedir?

A) I. B) II. C) III.

D) IV. E) V.



44) Cemal Süreya'nın şiiri akıl ve yürek isteyen bir Türkçe ile yazılmış, yepyeni bir şiirdir; o, anlamıyla, biçimiyle, içiyle, yaşama gücüyle, yani kısaca alnının teriyle yaz­mış, pırıl pırıl bir yürekle ayrılmıştır aramızdan. Yalnızlı­ğa karşı direnişine, haksızlıklar karşısında susmayan ki­şiliğine karşın, ne söylerse söylesin, ne yazarsa yazsın, sevenleri de sevmeyenleri de bilirler ki içtendir o.

Bu paragrafta sözü edilen yazar için aşağıdakiler­den hangisi söylenemez?

A) Sözünü sakınmadığı

B) Özgün olduğu

C) içtenlikli olduğu

D) Yalnızlıktan hoşlandığı

E) Şiirlerinin emek ürünü olduğu



45) Yalnızca hayattan sanat yapılmaz; sanattan da yapılır. (I) Dil politikalarıyla dilleri kurtarmak ve yaşatmak, bugü­nün koşullarıyla pek mümkün değil. (II) Her şeyden ön­ce TV, dilleri çok etkiliyor ve yabancı sözcüklerin yayıl­masını kolaylaştırıyor. (III) Sinema, basın ve çeşitli sa­nat gösterileri dili yıpratıyor. (IV) internet de bütün dün­yaya yeni deyimler ve sözcükler getiriyor. (V) Bütün bunlar dilin gittikçe karma biçimler almasına ve yozlaş­masına neden oluyor.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde dilin yozlaşmasının nedenleri belirtilmiştir?

A) I - II - III B) I - III - IV        C) II - III - IV

D) II - III - V        E) III - IV - V



Türkçe Deneme

Cevap Anahtarı

1

- D

24 -

C

2

- B

25 -

B

3

- E

26 -

C

4

- A

27 -

C

5

- B

28 -

A

6

- A

29 -

D

7

- C

30 -

E

8

- D

31 -

C

9

- A

32 -

C

10

- E

33 -

E

11

- B

34 -

B

12

- C

35 -

C

13

- E

36 -

B

14

- C

37 -

D

15

- A

38 -

B

16

- A

39 -

D

17

- E

40 -

B

18

- C

41 -

C

19

- A

42 -

D

20

- E

43 -

B

21

- E

44 -

D

22

- D

45 -

C

23

- E



Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile